Brokoli En İyi Besin Kaynağı

Şubat 16, 2010

Uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor. Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor.

Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.

Brokolinin çeşitleri, taşıdığı renklere göre de, beyaz başlı, mor başlı ve yeşil başlı çeşit olarak üçe ayrılır. Çiğ ya da pişirilerek tüketilen brokoli, haşlandığında içerdiği vitaminlerin çoğu kaynayan suya geçeceğinden bu su dökülmeyip değerlendirilmelidir. Kalorisi düşük bir sebze olduğundan diyetlerde yer alan brokoli, dondurularak saklanmaya ve sonradan tüketilmeye çok uygundur.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. çiğ (pişirilmemiş) brokolinin içerdiği besin değerleri şöyle sıralanır: 34 kalori; 2,5 gr. protein; 2,9 gr. karbonhidrat; 0,2 gr. yağ; 0 kolesterol; yüksek oranlarda lif; 76 mgr. fosfor; 100 mgr. kalsiyum; 0,8 mgr. demir; 10 mgr. sodyum; 336 mgr. potasyum; 24 mgr. magnezyum; 0,6 mgr. çinko; 0.10 mgr. B1 vitamini; 0.20 mgr. B2 vitamini; 87 mgr. C vitamini; 1.3 mgr. E vitamini ve küçümsenemeyecek oranda A vitamini kaynağı betakaroten…

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıdaki değerlerden görüleceği gibi brokoli, besin olarak en yararlı sebzelerden biridir. Bunun yanı sıra;

o Brokoli bedeni kanser tehlikesine karşı korur: Yapılan son bilimsel araştırmalar, Turpgiller familyasındaki sebzelerin kansere karşı bedeni koruduğu; özellikle brokolinin yenilmesinin, akciğer, kolon (kalınbağırsak) ve prostat kanserlerine yakalanma rizikosunu iyice azalttığını ortaya koymuştur.

o Brokoli, yüksek oranlarda A vitamini kaynağı betakaroten ile C ve E vitaminleri içerir: Kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme ve katarakt illetine tutulma gibi rizikoları da en aza indirger.

o Yüksek oranlarda demir ile folik asit içeren brokoli kansızlığı önler. Ayrıca doğum yapacak kadınların, spina bifida (yani omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurması rizikosunu en aza indirir.

Bütün bu önemli tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere, brokolinin diyetimize konularak öncelikle yenilmesi öğütlenmektedir.

kaynak: Brokolinin Faydaları


Kilo Verirken Neden Zorlanırız

Şubat 16, 2010

Bir sabah kalktınız ve aynadaki haliniz canınız sıktı ve zayıflamaya ,fazla kilolarınızdan kurtulma kararı aldınız.Yaptığınız diyete, zayıflama programınıza, yaşam koçunuza, yada zayıflamak için destek aldığınız her kimse sözlerine harfi harfine uyuyorsunuz. Başlangıçta herşey yolunda gidiyor. Kilolarınız azalıyor, zayıflıyor ve yağlarınız gidiyor. Ama 3 üncü yada 4 üncü haftada zayıflama sürecinde bir durağanlık başlıyor. Doğal olarak canınız sıkılıyor, keyfiniz kaçıyor. Sakın üzülmeyin.

Çünkü bu durum normal,fizyolojik, ve beklenen bir gelişme. Nedeni zayıflama sürecinde vücudunuzun kendini koruma mekanizmalarını devreye sokması.
Kilo kaybı , zayıflama programlarında yağ kaybını yavaşlatan ilk uyarılar tiroid bezinden gelir. Tiroid bezi metabolizmanın en önemli düzenleyicisi, matabolik hızının başta gelen belirleyicisi. Metabolik hızınızı salgıladığı T3 ve T4 hormonlarıyla en çok bu küçücük, 25 gramlık iç salgı bezi etkiliyor. Siz zayıflamaya, zayıflama programına başladığınızda tiroid bezinizin T4 hormonunu T3 hormonuna dönüştürme yeteneği bozuluyor. Sonuçta metabolizma hızının temel belirleyicisi T3 hormonunun miktarı azalıyor. Metabolizma yavaşlayınca kilo vermede, zayıflamada yavaşlıyor, bazen durma noktasına geliyor. Sonra Pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu da devreye giriyor. İnsülin hormonunun artması ile ortaya çıkan açlık duygusu, zayıflama sürecince ,kilo verme aşamasında diyete uyumu güçleştiriyor., kilo kaybını,zayıflamayı başarısız hale getiriyor. Ghrelin ,leptin gibi hormonlarda bu süreçte etkili olmakta zayıflama da….

Zayıflama sürecinde moral bozukluğuna yer yok. Kısacası, zayıflama sürecine girmiş vücudunuz belli bir kilo kaybından sonra dengeyi bulmaya ve yağ kaybını azaltmaya başlıyor. Zayıflama da bu fizyolojik cevap karşısında moralinizi bozmamalı, ümitsizliğe asla kapılmamalısınız. Sağlıklı beslenme planınızı ısrarla uygulamaya devam etmelisiniz. Yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırmak için egzersizi bırakmak yerine biraz daha arttırmalısınız. Buna rağmen kilo vermenizde, zayıflama da duraklama sürerse sakın şok diyetler, zayıflama haplarına yönelmeyin. Sizi tok tutacak , zayıflamanıza katkıda bulunabilecek ek gıda takviyelerine ve güvendiğiniz yaşam koçları bulmaya çalışın.

kaynak: Kilo Vermek Neden Zor


Loğusalık Döneminde Cinsellik

Şubat 16, 2010

Loğusalığı kolaylaştırıcı bir sır verir misiniz? Doğumdan sonra hemen duş alınmasını öneriyoruz. Annenin kendi temizliğine ekstra dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü loğusalık dönemindeki kanama, mikropların üremesi için çok önemli bir besi yeri. Anne enfeksiyon kapabiliyor. Buna halk arasında ‘loğusalık humması’ deniyor. Ateşli sistemik bir enfeksiyon başlıyor. Duş, tüm bu riskleri önleyebilir. İşte lohusalıkla ilgili diğer detaylar haberimizde…

Loğusalık depresyonu herkeste olur mu?

Bu, hormonlarla alakalı bir durum. Kişinin karakterinin hassaslığı ya da depresyona yatkınlığıyla açıklanamayacak bir şey. Gebelikte hakim olan hormonlar giderek azalır ve loğusalıkla ilgili hormonlar devreye girer. Loğusalık döneminde salgılanan hormonlarla bir geçiş süreci yaşanıyor, bu nedenle anne duygusal olarak depresif bir duruma geçiyor. 9 ay boyunca bebeğin ağırlığını içinde hissettiği için, bebek ondan ayrılınca bir yoksunluk sendromuna giriyor.

Kentli kadında loğusalık depresyonu daha çok görülüyor. Çünkü iş hayatından kopup, birdenbire bir bebeğe bağımlı yaşamaya başlıyor. Loğusalık depresyonunu her anne yaşıyor ancak herkeste farklı seviyelerde seyrediyor. Kariyer kadınında, loğusalık döneminde depresyon daha sık görülüyor.

Loğusa kadın, 40 gün dışarı çıkmaz derler…

Bu söz, dışarı çıkmanın annede enfeksiyona neden olabileceği düşünülerek söylenmiş. Günümüzde geçerli değil. Artık anneler her gün duş alıyor, her emzirmeden sonra ellerini yıkıyor. Bu yüzden anne 40 gün boyunca ve sonrasında, istediği kadar dışarı çıkabilir.

EMZİRİRKEN REJİM OLMAZ

Doğum sonrasında annenin kilo verme hızı neye bağlıdır?

Halk arasında yanlış bir inanış var. Kadınlar, ‘normal doğum yaparsam karnım çabuk iner ve ben de çabuk kilo veririm’ diye düşünüyor. Halbuki öyle bir şey yok. Anne emzirdiği sürece rejim yapmamalıdır. Çünkü annenin yediği içtiği her şey bebeğine yarar.

Gebelikte anne adaylarına, karbonhidrat yerine protein ağırlıklı beslenmelerini öneriyoruz.

Emzirirken ise tam tersine akıllarına ne gelirse yiyip içmelerini tavsiye ediyoruz. Ancak elbette ki abartmadan yemeliler. Mesela baklava yenebilir ama bir tepsi değil! Emzirme bittikten sonra rejime de, egzersize de başlanabilir. Ama emin olun emzirirken ve bebekle ilgilenirken ister istemez kilo veriliyor. Bebek büyütmek, gece uykuların bölünmesi ve harcanan efor kilo vermeyi sağlıyor. Eğer sen hamileliğin boyunca 18 kilo değil de 12 kilo alsaydın, hiç kilo fazlan kalmayacaktı. 3 haftada 10 kilo verdiğin için doğum öncesi kilona inmiş olacaktın. Çok fazla abur cubur yemezlerse yeni doğum yapmış anneler, çok kısa sürede istedikleri kiloya inerler.

Egzersize doğumdan ne kadar sonra başlanması gerekir?

Normal doğumda bebeğin 40′ı çıktıktan sonra başlanabiliyor. Sezaryende de öyle ama çok yoğun bir şekilde spor salonuna gitmek ancak 6. aydan sonra mümkün olabiliyor.

DOĞUMDAN 6 HAFTA SONRA SEKS HAYATI BAŞLAR

Doğum normal de olsa sezaryen de olsa, annenin seks hayatı doğumdan 6 ya da 8 hafta başlayabilir. Doğum yöntemi sekse başlama süresini etkilemez. Emziren anneler, emzirdikleri için adet görmez ama doğumdan 8 hafta sonra yumurtalık fonksiyonları eski haline döner. Bu nedenle ’süt korur inanışı çok doğru değildir. Yani adet görmeden de, anne hamile kalabilir. Bu çok yanlış bilinen bir nokta. Sanılıyor ki; emziren kadın adet görmediği için hamile kalmaz. Hayır kalır Doğumdan 40 gün sonra mutlaka bir doğum kontrol yöntemine geçilmelidir.

HAP ALAMAZSINIZ

Eğer anne süt veriyorsa korunma yöntemleri sınırlıdır. Östrojen hormonu içeren bir doğum konrol hapını kesinlikle emziren annelere vermiyoruz. Progestron içeren yöntemleri tercih ediyoruz çünkü progestron hormonu sütü arttırıcı etkiye sahip. Genelde 3 aylık iğneler doğum kontrolü için kullanılır.

kaynak: Loğusalık Döneminde Cinsel Yaşam


Cilt Soydurma

Şubat 15, 2010

Cilt yüzeyinde akne ve yara izlerini, inatçı lekeleri profesyonel ve medikal peeling işlemleriyle çok iyi sonuç alınıyor. Ancak profesyonel peelingler, yani cilt soyma işlemleri kış aylarında, en geç mart sonuna kadar uygulanabilir, yani güneş ışınlarına maruz kalmadığımız dönemlerde… Profesyonel uygulamalarda çeşitli madde ve teknikler kullanılarak bazen yumuşak bazen de sorunun ciddiyetine bağlı olarak güçlü olan uygulamalar söz konusu.

Enstitü bakımlarında peeling, cildin yenilenmesi ve renginin düzeltilmesi amacıyla yapılır. Zaten genel olarak enstitü bakımları, cilt temizliğinden sonra peeling uygulamasıyla başlıyor. Ancak bu derinlemesine etki yapan ciddi bir cilt soyma işlemi değildir, sadece cildi ölü hücrelerinden arındırarak daha sonra uygulanacak bakımlardan yararlanması sağlanıyor. Peeling işlemi ise ya düşük oranda meyva asitleri AHA (Alfa Hidroksi Asid) içeren bir ürünle, ya da granüllü bir ürünle yapılır. Bu tür granüllü ürünleri ev bakımlarında da kullanıyoruz.

Ama cildinizin leke, akne ve silemediğiniz başka izler varsa, bunu gidermenin yolu, cildin yüzeyini silgi gibi silerek üstteki tabakayı tüm kusurlarıyla birlikte alan bir peeling uygulaması olacaktır. Tamamen bitkisel içerikli olan ve dünyada kırk yıla yakın bir süreden beri uygulanan Green Peel enstitülerde uygulanıyor ve cildi ölü hücrelerden arındırarak rengini açıyor, akne, komedon ve çiltteki çeşitli izleri gideriyor. Meyva asitleri içerikli olan Green Peel, bir haftalık bir bakım programı gerektiriyor. İlk seans, masaj ardından, green peel maske uygulaması ile bir buçuk saat sürüyor. Birkaç gün içinde normal hayata dönülüyor.

Kimyasal Peeling…

Bu arındırma işlemlerinde, daha yüksek oranlarda Alfa Hidroksi Asitler (AHA) kullanılıyor.. Meyva asitlerinin en çok bilinenleri; şeker kamışından glikolik asit, sütten laktik asit; turuçgillerden sitrik asit, üzümden tartarik asit, elmadan salik asit ve söğütten salisilik asittir. Bunlardan glikolik asitle salisilik asit ve sitrik asit, son zamanlarda da laktik asit düşük oranlarda kozmetiklerde kullanılıyor. Tedavi amacıyla kullanımında ise, AHA konsantrasyonuna bağlı olarak makro ya da mikro düzeyinde soyma işlemi gerçekleşiyor:

Konsantrasyon derecesine göre etkisi: %15 konsantrasyona kadar AHA’lar ciltte yenilenme, dolaşımın artışıyla da metabolizmada canlanma sağlıyor. Konsantrasyon % 15-25′e çıkarıldığı zaman, sivilcelerle siyah noktalar gideriliyor, aşırı yağlanma kontrol altına alınıyor, cilt rengi ve dokusu düzeliyor. % 35 konsantrasyonda izler, lekeler ve kırışıklar gideriliyor.

Kimyasal peelinglerde Fenol peeling ile Trikloro asetik peeling uygulamaları, derinlemesine etki yaparak cildi soyduğu ve tahriş edici olduğu için ancak hekimler tarafından uygulanabilen yöntemler. Cildin kendi haline gelebilmesi 2 – 3 haftayı buluyor.

Dermabrazyon ve Mikrodermabrazyon..

En eski soyma tekniği olan dermabrazyonda döner başlığa bağlı metal fırçalar kullanılıyor. Sorununa göre belli bir noktaya ya da gerektiğinde bütün yüze uygulanıyor. Bu yöntem cildin alt tabakalarına kadar inebilen, hayli kanamalı ve son derece acı veren bir uygulama. İyileşme çok daha uzun sürede oluyor, ayrıca doku harabiyeti de söz konusu olabiliyor. Bu nedenle son yıllarda yeni bir teknik geliştirilerek mikrodermabrazyon uygulamasına geçildi. Bu kez, metal fırça kullanımı yerine soyma işlemi cilde kristal zerrecikler püskürten yeni aletlerle yapılıyor. Hem kanlı değil, acısı daha az, hem de iyileşme daha kısa sürelerde gerçekleşiyor.

Nelere dikkat edilmeli…

* Cildin soyulma işlemi ardından çok iyi korunması gerekiyor. Kış mevsimi bile olsa peeling ardından yüksek dereceli güneşten koruyucu ürünlerle hassaslaşan cilt korunma altına alınmalıdır.
* Peeling uygulamalarından önce, özellikle hassas ciltlerin soyma işlemine hazırlanması için bir ön bakıma ihtiyacı vardır.
* Soyma işleminin yapılacağı ciltte kapanmamış sivilce ve yaraların ya da benzer hasarların olmaması gerekir. Soyma işlemi bu durumlarda iyileşme sağlandıktan sonraya ertelenmelidir.
* Esmer tenlerde soyma işleminin lekelere yol açma olasılığı gözardı edilmemeli, peeling uygulamasından sonra güneşe asla çıkılmamalı ve güneşten koruyucu yoğun bir ürün kullanılmalıdır.

kaynak: Cilt Soydurma


Erkeği Dayanılmaz Kılan Detaylar

Şubat 12, 2010

Aşık olduğunuz erkeği hangi özellikleri size çekici geliyor hiç düşündünüz mü? sevgiliniz hangi burç? burcunun özelliğini taşıyor mu? dayanılmaz mı çekilmez mi? öğrenmek çok kolay! burçlara göre erkekleri tanımanın ince detayları. Haberimizin devamını okuduğunuzda sizi ona çeken detayları öğrenmiş olacaksınız!

Koç erkeği

İçinde küçük bir çocuk vardır. Onunla alışveriş yapmak veya balkonu yıkamak gibi günlük basit işler bile maceraya dönüşür. Asla pes etmez. İşyerinde bir projeyi hazırlarken veya yatakta sizinle ilgilenirken sabır katsayısı son derece yüksektir.

Boğa erkeği

Çok anlayışlı ve ilgili bir tiptir. Sevgilisine her sabah kahve hazırlayan erkeklerin çoğu Boğa burcudur. Sekse çok düşkündür. İlişkiniz ilerledikçe monotonlaşmayacağı gibi, sizinle daha fazla seks yapmak isteyecektir. Bu nedenle son derece şanslı olduğunuz söylenebilir.

İkizler erkeği

İkizler erkeği her konuda fikir sahibidir. Yaşadığı şehirdeki en popüler mekanları bilir ve seyahat ettiği ülkelerle ilgili eğlenceli şeyler anlatır. Gördüğünüz en düşünceli erkek İkizler burcundan olabilir. Sevgilisine sebepsiz yere çiçekler alır veya zor bir günün sonunda rahatlatıcı bir masaj yapabilir.

Yengeç erkeği

Çok sadıktır. Ona sonuna kadar güvenebilirsiniz. En önemlisi size verdiği sözleri mutlaka tutar. Kendi arkadaşlarına çok değer verdiğinden sizin arkadaşlarınıza da son derece samimi ve özenli davranır. Dokunmayı çok sever ama asla sizi rahatsız etmez. Yüzünüzün yanından sarkan saçınızı kulağınızın arkasına atabilir veya yürürken elini pantolonunuzun arka cebine sokabilir.

Aslan erkeği

Çok sadıktır. Aslan burcu erkeğinin hayattaki en büyük amacı sizi mutlu etmektir. Hem sizi hem de yakın arkadaşlarınızın doğum günlerini unutmaması mükemmel özelliklerinden sadece biridir. Son derece çekicidir. İşe giderken ya da spor yaparken daima bakımlı ve şık görünmeye özen gösterir. Zaten gözlerinizi ve ellerinizi ondan bu nedenle alamıyorsunuz.

Başak erkeği

Her konuda sonuç odaklıdır. Eğitim, kariyer veya sizi mutlu etme konusunda kararlıysa başarır. Son derece duyarlı ve romantik bir tiptir. Duyguları konusunda çok açıktır ve pek çok erkeğin aksine sinirli olduğunuz zaman alttan almayı bilir. Onunla huzurlu bir ilişki yaşayabilirsiniz.

Terazi erkeği

Çok çekicidir. Son derece kibar ve esprili olan bu erkeğin çok hayranı olabilir. Eski kız arkadaşlarının neden onun peşini bırakmadığını sanıyorsunuz? Çok dengeli bir tiptir. Kariyerini, sosyal hayatını, ailesi ve kız arkadaşıyla ilişkisini her zaman dengede tutmaya çalışır.

Akrep erkeği

Düşüncelidir. Gün içinde nasıl olduğunuzu sormak için birkaç kere sizi arayabilir. Size vereceği tavsiyeler de genellikle yerinde olur. Her konuda fazlasıyla duyarlıdır, tabii ki seks konusunda da. Onunla yaşadığınız her anın unutulmaz olmasını sağlamaya çalışır.

Yay erkeği

Çok eğlencelidir. Yay erkeği negatif konuşmalardan ve dedikodudan hiç hoşlanmaz. Her koşulda olumlu tavırlar sergiler ve hiçbir şeyi kolay kolay stres yapmaz. Sizi her zaman yanında ister. Yay erkeği kadınını hem en yakın arkadaşı hem de hayatının her alanıyla ilgilenen bir sevgili olarak görür. Erkek arkadaşlarıyla çıkmak yerine evde sizinle oturmayı seçer.

Oğlak erkeği

Size seks konusundaki en iyi tecrübeyi yaşatmayı istiyor. Zevk almanız için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır. Zaten eski aşklarının onu unutamamasının en büyük sebebi de bu. Oğlak burcu erkeği bir şeyi yapmaya karar verdiyse, mutlaka yapar. Öyle düşüncelidir ki; kötü bir rüya görüp sabaha karşı onu aradığınızda bile konuşabilir ya da ihtiyacınız olduğunda köpeğinizi gezdirebilir.

Kova erkeği

Yalnızca kendisiyle ilgilenmesi ve dünyanın neredeyse onun etrafında dönmesi bir erkeği çekici yapar mı? Kova burcuysa evet! Ciddi görünümünün altında aslında esprili bir kişilik yatıyor. Yemek pişirirken etrafında olup bitenlerle ilgilenen bu keyifli tipin beklenmedik hareketleri sizi heyecanlandırabilir.

Balık erkeği

Son derece romantik bir tiptir. Yıldızların altında bilgisayarda film izlemek veya deniz kenarında gece vakti piknik yapmak gibi genellikle erkeklerin aklına gelmeyecek şeyleri onunla yapabilirsiniz. Sizin mutluluğunuz onuniçin çok önemlidir. Yatakta zevk almanız için elinden gelen herşeyi yapar.

kaynak: Erkeği Dayanılmaz Kılan Özellikler


Ev Baklavası

Şubat 11, 2010

Ev baklavası tarifi, baklava tarifiev baklavası tarifi, baklava tarifi.
Açması biraz zahmetli, hamura kibar davranmak gerekiyor ama baklava bu, nişasta yardımıyla yırtık pırtık da olsa açtık. Anneme şöyle bir itirafta bulundum; “Hamur işlerinden açması en zor olan baklavaymış!” Sizlere kısım kısım ayrıntısıyla anlattık. Afiyet olsun.

Malzemeler
3 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 adet kabartma tozu
1 tatlı kaşığı sirke
yarım çay kaşığı tuz
un
kırılmış ceviz ya da fındık
200 gr margarin
mısır nişastası

şerbeti için;
4 bardak şeker
5 bardak su
bir kaç damla limon suyu

Hazırlanışı;

yumurtayı, sütü, sıvı yağı, sirkeyi, kabartma tozunu ve tuzu yoğurma kabına boşaltın ve alabildiğince un ekleyerek ortalama yumuşalıkta bir hamur elde edinceye kadar yoğurunuz.Hazırladığınız hamuru 30 eşit parçaya bölünüz. Bu parçaları tek tek tabak büyüklüğünde açarak aralarına nişasta serpip 10 ar 10 ar üst üste koyun. 10 arlı olarak grupladığımız bu üç parçadan parçalardan her birini merdane yardımı ile tepsi büyüklüğüne getirin. Merdane ile açtığınız hamurların aralarına ceviz ya da fındık serperek üst üste yerleştirin. Dilediğiniz şekilde kesin ve üzerine her yerine eşit şekilde gelmesine dikkat ederek eritilmiş yağı dökün. Artık fırına sürebilirsiniz.. Şerbetin yapılışı; 4 bardak şeker ve 5 bardak suyu tencereye koyup 5 dk kaynattıktan sonra alın. şerbetin içerisine bir kaç damla limon damlatarak 1-2 dk daha kaynatın.
Soğuk baklavanın üzerine sıcak şerbeti dökün.

kaynak: Ev Baklavası Tarifi


Kereviz Salatası Nasıl Yapılır

Şubat 11, 2010

Kereviz mevsimi geçmek üzere ama ben yine de bu tarifi yazmadan edemedim. Bu salatayı ilk kez Ayşin’de yediğimde içinde kereviz olduğunu anlamakta zorlanmıştım. İçindeki mayonez ve ceviz hem kereviz kokusunu hissettirmiyor, hem de çok hoş bir lezzet katıyor. Kereviz sevmeyenlerin bile rahatlıkla yiyebileceği bir salata. Yoğurtla birlikte enfes bir uyum haline geliyor. Konuklarınıza lezzetli bir salata sunmak istiyor musunuz? Öyleyse tarife bir göz atalım…

Malzemeler

2 orta boy kereviz
1 limon suyu
3 yemek kaşığı yoğurt(katı olacak)
3 yemek kaşığı mayonez
Yarım su bardağı çekilmiş ceviz
1-2 diş sarımsak
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı

Kerevizleri hızlı bir şekilde rendeleyip bir kaba alalım. Kararmaması için üzerine hemen limon suyunu ve tuzu ekleyip, biraz ovalıyalım. Elimizle suyunu sıkarak başka bir kaba alalım ve üzerine yoğurt, mayonez, ezilmiş sarımsak ve ceviz ilave edip, karıştıralım. (yoğurt, mayonez ve ceviz miktarları isteğe göre ayarlanabilir)

kaynak: Kereviz Salatası


Zahter Çayının Faydaları

Şubat 11, 2010

Zahter çayı ve Zahter çayının bir çok şeye iyi geldiğini biliyor muydunuz? tek başına bir çok hastalığa iyi geliyor! Zahter; karabaş kekik, kara kekik de denir. Zahter bir çeşit kekik türü olup latincesi Thymbra spicata’dır. Zahterin yaprak ve çiçekleri, demlenir ve bitkisel çay olarak içilir, baharat olarak da kullanılıyor. Zahter; mide ağrılarında, soğuk algınlığında, öksürükte kullanılması faydalıdır.

kaynak: Zahter Çayının Faydaları


Bebeklere Emzik Bıraktırma

Şubat 9, 2010

Bebeklerde emzik kullanımı, bu şirin varlıkların olmazsa olmazlarından. Emzik, bebekleri sakinleştirmek için anne ve babaların kullandığı en önemli araçlardan biri. Bu huzur verici aktiviteyi bıraktırmak onda yarattığı kadar anne ve babalarda da kaygı yaratabilir. Bebeğin emzik bırakmaya tepki vermesi son derece doğal. Bebeğin yaşadığı stresi anlamak ve onunla empati kurmamızı sağlamak için yaşadığı bu duygusal gerginliği yetişkinlerin iş ya da şehir değişikliği gibi durumlarda yaşadığı stres ile karşılaştırabiliriz.

Çocuğun doğumundan itibaren temel reflekslerinden biri olan emme refleksi onun rahatlamasına, sakinleşmesine ve mutlu olmasına neden olur. Ama tabii ki bu durumun ancak 2 yaş civarına kadar sürmesi doğru olandır. 2 yaşından sonra emzik bıraktırmak hem çocuk hem de anne-babalar için çok zorlu bir süreç halini alır. O nedenle bebeğinizin bu önemli geçiş evresini zamanında atlatması oldukça önemlidir.

Emzik Bırakırken Yapılması Gerekenler

Emzik bırakma ile ilgili yapılması gereken en önemli şey çocuğu sakinleştirecek başka araçlar bulmaktır. Yani kaybolan bir öğenin yerini başka bir öğe ile doldurmaktır. Bu; ona müzik dinletmek, şarkı söylemek, ayna karşısında konuşma aktivitesi yapmak (kısacası sesli ve hareketli uyaranlar kullanmak) bu evreyi daha rahat atlatmanıza neden olabilir. Önemli olan ona huzursuzluğunu gidermek için yanında olduğunuz mesajını vermektir. Daha sonra da her zaman yanında olamasanız bile onu sakinleştirecek araçlar kullanarak kendini güvende hissetmesini sağlamaktır. Örneğin uykuya dalmada güçlük çekiyorsa –ki bu emzik bırakma sırasında ebeveynlerin en çok şikayet ettiği konuların başında gelir- yanında kalıp ona ninni söylemek, sakinleştirici müziklerle uykuya dalmasını sağlamak ve kısacası fiziksel temasta bulunmak ve sözlü iletişim kurmak çok önemlidir. Onu çeşitli masaj hareketleri ile sakinleştirmeniz, saçını okşamanız yani ona her türlü hareketinizle “sen uykuya dalana kadar yanındayım.” mesajı vermeniz onu rahatlatacaktır.

Emzik bırakma bebeğin hayatındaki önemli geçiş evrelerinden biri olduğu için anne ve babaların bu konuda bebeğin doğumundan itibaren dikkatli olmalıdır. Mesela emziğin bala, reçele batırılması emzik ile ilgili yanlış davranışların başında gelir. Zaten yeterinde yeterli bir uyaran olan emziği başka uyaranlarla pekiştirmenin emzik bırakmayı zorlaştırmaktan başka bir etkisi olmaz. (diş minelerine zarar, konuşmayı geciktirme…)

Emzik Bırakmaya Nasıl Başlanır?

Emzik bırakma 2 yaş civarında gerçekleştiği için bebeğiniz sizin ona anlattıklarınızın büyük kısmını anlayacak bilişsel kapasiteye sahip durumda olacaktır. Ona emzik bırakmanın büyüdüğünü gösteren bir durum olduğunu mutlaka anlatın. Eğer çevrenizde daha küçük bir çocuk varsa emziğin artık diğer bebeğe uygun olduğunu belirtebilirsiniz. Ancak bu durumu inatlaşma ya da yasaklama şekline sokmaktan çok ortak alınmış bir karar şekline sokmanız yararlı olacaktır. Emziğe onu rahatsız edecek şeyler sürmek (acı biber, turşu gibi) onun emziği bırakmasını sağlasa da tavsiye edeceğimiz bir durum değildir. Onun yerine emziğin formu ile oynanması, bir diğer deyişle emziğin onu az da olsa rahatsız etmesine yol açmanız emzik bırakma aşamasının ilk adımı olabilir ama en ideali bu çareye başvurmadan onu en değerli varlığından büyüdüğünü kanıtlamak için vazgeçmesi gerektiğini açıklamaktır.

EK OLARAK…

Bebeğiniz emzik istediğini ifade ettiğinde onu duymazdan gelmek ya da ona kızmak yerine emzikten vazgeçmiş olduğunu, bu konuda beraber karar verdiğinizi ve sizin ona güvendiğinizi hatırlatıp konuyu uygun biçimde değiştirerek rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

kaynak: Bebeklerde Emzik Bırakma


Yoga Nasıl Yapılır

Şubat 9, 2010

Sağlam bir temel olmadan bina duramaz. Yama ve Niyama uygulanması Asana’ların yapılması için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Yama ve Niyama uygulanmadan Asana’ların yapılması basit bir cambazlıkdır. Duruşlar sabırla, metinlikle, disiplinli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Asana’lar uygulandıkda yuz kasları, kulaklar ve gözler gerilmemelidir ve nefes alış-verişleri dengelenmelidir.

1. AŞAMA

Yogaya başlamdan önce yoga yapcagınız odadaki halıyı kaldırın onun yerine yumuşak bir havlu seçin!Havluyu odaya serin ve 2. aşamayı uygulayın.

2.AŞAMA

Havlunun üzerine iyice uzanın bacaklar kollar açık ve gözler kapalı olmalıdır.Bu durunda iken kimsenin sizi rahatsız etmemesi ve dünyadaki yeşillikleri ağaçları ve kuş cıvıltılarını hayal edin.Derince nefes alın!!!!!

3.AŞMA

Sonra bir öne bir arkaya gidip gelin ve gözlerimiz yine kapalı olmalıdır.ve sonra dördüncü aşamayı uygulayın!!

4.AŞAMA

Bu aşamayı uygularken ayağı kalkın ve iki eliniz yanda bacaklar kasıklarda ve diğer ayak yerde sapasağlam olmalıdır !

5. AŞAMA

Son aşamada ise oturup bağdaş kurun.Elleri göğüs hizzasında birleştrin ve 3 kere aralıklı OM deyin .Ve bunu derken “M” harfini uzatın.

kaynak: Yoga Nasıl Yapılır


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.