Saç Bakım Yağlarının Faydaları

Şubat 15, 2010

Eğer saçlarınızın bakımlı olmasını istiyorsanız, saçların yağlanması en önemli etkenlerden biridir. En faydalı yağlar ile masaj yaparak uygulanacak doğru bir tedavi saçlar için çok gereklidir. Saçlarınız için doğru tipte yağı bulmak ve bu yağı saçlara uygulamak çok önemlidir. Birçoğumuzun telaşlı bir programı olduğu için saçları yağlamak ve yıkamak oldukça zor gelir, ancak sağlıklı ve bakımlı saçlar istiyorsanız bitki yağları en iyi alternatiflerden biridir.

Saç bakım yağları ile saçlı deriye masaj yapmak saçlı deride kan dolaşımının hızlanmasını sağlar. Saçları yağlamak saçları güneş ışınlarından da korur. Ayrıca saç bakım yağları saçlara ekstra parlaklık kazandırır.

Uzun ve güzel saçlar için kullanılan en bilinen ve en faydalı birkaç yağın bilinmeyen özellikleri;

Jojoba Yağı: Kuru saçları tam anlamıyla nemlendirmek için kullanılır. Jojoba yağı saçları yumuşatır ve saç düğümlerini çözmesi için şampuan kullanmadan önce kullanılabilir.

Zeytinyağı: Doğal bileşenleri sayesinde saçı besler ve saçı güçlendirir. Aynı zamanda saçın stresini azaltır ve saça esneklik kazandırarak saçın daha sağlıklı olmasını sağlar.

Hindistancevizi Yağı: Saçın yağlanmasında saça yardım eden yağlardan biridir. Hindistancevizi yağındaki potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir gibi bileşenler saç için en iyi minerallerdir. Saçları güçlendirdiği için hindistancevizi yağı hasarlı saçlar için çok kullanışlıdır.

Biberiye Yağı: İstenmeyen kepek problemi için oldukça kullanışlıdır. Yağı yavaşça ısıtın. Bir pamuk yardımıyla yada parmaklarınızla yağı saçınıza uygulayın. Yağı kafa derinize iyice yedirin ve sıcak bir havlu ile başınızı sarın.

kaynak: Saç Bakım Yağları


Aşkınız Taze Kalsın

Şubat 11, 2010

Aşkınız bitmek üzeri mi? “Evlilik aşkı öldürür” diyenlerin sayısı hızla artsa da, bazı ayrıntılar yıllar sonra da çiftlerin birbirine aşık kalmasını sağlıyor. Yani iş size düşüyor. O imzayı attıktan sonra her şey adeta bir kurallar zincirine bağlanıyor ve aşk ile romantizmden eser kalmıyor. Peki aşkınızın tekrar alevlenmesi için neyi bekliyorsunuz? Evlilikte aşkı taze tutabilmek için işte size birkaç öneri:

KONUŞUN: Eşinizle konuşmaktan korkmayın. Bu sayede hoşlanmadığınız durumları ve problemlerinizi anlamasına yardımcı olursunuz. Onu iğnelemeden, kendi durumunuzdan ve hissettiklerinizden bir-iki cümleyle bahsetmeniz yeterli olacaktır. Sizi biraz olsun anlarsa, ilişkiniz daha güzel hale gelir.

O DEĞİL SİZ DEĞİŞİN: Onu değiştirmek istedikçe yorulduğunuzla kalırsınız. Gerçek şu ki, kadınlar problemleri konuşarak çözmek isterken, erkekler çok konuşmayı sevmezler. Bu yüzden her şeyi tekrar dile getirmek yerine, davranışlarınızla ona yol gösterin.

AKIL VERMEYİN: Kapanmış ya da geçmişte kalmış konuları tekrar tekrar gündeme getirerek keyifsizlik yaratmayın. Ayrıca her konuya yorum getirip fikrinizi söylerken, her söylediğiniz doğru kabul etmesini beklemeyin.

EŞİTLİK ÖNEMLİ: Elbette sağlıklı bir ilişkide baskın rolün eşit dağılmış olması esastır. Ancak arada bir küçük numaralar yapmak yararınıza olabilir. Her zaman ille de eşit olmak için çabalamayın. İletişim kurarken kendisini iyi hissetmesini sağlamak, tamamen sizin yararınıza olur ve işinizi kolaylaştırır.

ÇÖZÜM ÜRETİN: Bir sorunla karşılaştığınızda, kimin suçlu olduğunu bulmaya çalışmaktan vazgeçin. Sadece çözüme yoğunlaşın ve çözümü konuşun. Karşılıklı suçlamalar ve imalar hem çözümü zorlaştırır, hem de aşkınızı.

kaynak: Aşkınız Hep Taze Kalsın


İlişkiniz Kötü Gidiyorsa

Şubat 8, 2010

Yolunda gitmeyen birşeyler mi var? Sorun sizde değil onda mı? Yada birşeyleri düzeltmek mi istiyorsunuz? Herkes hayatında mutlu olmayı, özellikle de evliliklerde mutlu ve huzurlu bir düzende yaşamayı ister. Öyleyse tüm geleceğe dair tüm planlarınızı ve endişeleriniz, kırgınlıklarınızı hatta iş yerinizde neler olup bittiğini paylaşmalısınız. göreceksiniz uygun bir dille konuşmayı denediğinizde evliliğinizdeki bağlarınız güçlenecek ve daha mutlu olacaksınız.

Elbetteki dışarıdan söylemenin kolay olduğunu söyleyebilirsiniz, bunu yapabilmek gerçekten zordur. Uzman önerileriyle siz de evliliğinizde iletişimi güçlendirebilir ve mutluluğunuzu sürekli kılabilirsiniz.

Sohbet edin

Günlük yaşamınızda rutin koşuşturmalar sayesinde yorgun düşebilir ve konuşmaya fırsat bulamayabilirsiniz. Mutlaka sizin de zihninizde geliştirdiğiniz geleceğe yönelik planlarınız vardır hatta ruh haliniz ne durumdadır… bunları konuşmaya fırsat bulamadığınızı düşünürken günlük yoğun tempoda çocuklar hakkında, ev için alışverişlerle ilgili ya da belki küçücük dedikodulara fırsat bulunabiliyor ancak diyorsanız, kendinizle ve gelecekle ilgili konularda da konuşabileceğiniz fırsatları oluşturabilirsiniz elbette.

iliskilerTabii ki her gün konuşmaya çalışmayacaksınız. Belki haftada bir belki de iki haftada bir en azından küçücük vakitlerinizi eşinizle konuşmak için dertleşmek için ayırabilirsiniz. Yalnız bu sürede konuyu dağıtmamaya, sadece duygularınız ve evliliğiniz hatta planlarınız hakkında konuşmaya özen göstermelisiniz.

Suçlamaktan vazgeçin

Evliliğiniz süresince kilo aldığınızı ve eşinizin artık sizi çekici bulmadığını düşünerek konuşma sırasında onu suçlamamaya dikkat edin. Kilolarınızdan eşinizi sorumlu tutamazsınız. Konuşmaya başladığınızda eşinize ” bana artık iltifat etmiyorsun” gibi sözleri suçlayıcı ifadelerle söylememelisiniz. Onun yerine “hamilelikta aldığım kilolarımdan kurtulamadım” ya da ” beni eskiden olduğu gibi çekici bulduğuna inanmak için desteğine ihtiyacım var” gibi sözlerle yaklaşmalısınız.

Değişikliğe açık olun

Evliliklerde zaman geçtikçe her iki tarafta birbirleri hakkında her şeyi bildikleri yönünde yanılgıya düşerler. Oysaki zaman geçtikçe herkesin duygu ve düşünceleri ile ilgi alanları da değişir. Mutlaka partnerinizin de bilmediğiniz yönleri olacaktır.

kaynak: İlişkiniz Kötü mü Gidiyor


Bağışıklığı Güçlendiren Süper Meyveler

Ocak 30, 2010

Zaman zaman, özellikle de şimdi olduğu gibi soğuk kış günlerinde bağışıklık sistemimiz vücudumuzu korumak için desteğe ihtiyaç duyabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yollarından biri de içeriğinde bolca vitamin bulunduran meyvelerden tüketmektir. Kendinizi zinde hissettirecek, bağışıklığınızı güçlendirecek bu 10 süper meyveden temin edebildiklerinizi tüketin, emin olun hepsi hem lezzetli, hem de sağlıklı. Bağışıklığı güçlendiren süper meyveler nelermiş hep birlikte görelim…

NAR

Antioksidan deposu olan nar, beyin için faydalıdır. Gerçekte, bazı araştırmalar bir narın içinde yaklaşık 600 tanesi olan meyvenin yeşil çaydan 3 kat daha fazla antioksidan içerdiğini gösteriyor. Bakınız “Şifa taneleri”

ACAİ ÇİLEĞİ

Güney Amerika yağmur ormanlarında yetişen çilekte, omega yağ asitleri, protein ve lifin yanında yaban mersininden 2 kat daha fazla antioksidan bulunuyor. Oldukça güçlü olan meyve hakkında yapılan bazı araştırmalar, laboratuar çalışmalarında kanser hücrelerini öldürdüğünü gösterdi.

AVAKADO

Yumurta şeklindeki meyve, kanser, kalp ve şeker hastalığı riskini azaltan sağlıklı tekli doymamış yağ içeriyor.

YABAN MERSİNİ

Kuzey Amerika’ya özgü yaban mersini bu ülkede temel bir besindir. Küçük yaban mersinleri antioksidanlarla dolu ve aynı zamanda yaşlanmayı önlüyor; beyin ve görme fonksiyonunu geliştiriyor.

KIZILCIK

Sadece idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşmada etkili olmayan kızılcık, aynı zamanda hücreleri serbest radikaller diye bilinen bileşiklere karşı koruyan antioksidanlarla dolu.

KURT ÜZÜMÜ (Goji Berry)

Çin, Moğolistan ve Tibet’te Himalayalar’da bulunan, ülkemizde kurt üzümü olarak bilinen meyve, 6 bin yıldır, herbalistler tarafından karaciğeri korumak,görüş bozukluğuna yardımcı olmak,bacakları güçlendirmek, bağışıklık sistemini desteklemek ve anti-aging olarak kullanılıyor. Bu üzümlerde, gözün retinasını koruyan karoten içeren maddeler bulunuyor.

KİVİ

Günlük C vitaminine mi ihtiyacınız var? Bunun için biraz kivi yemeniz yeterli. Çünkü kivi, portakaldan daha fazla C vitamini ile en az muz kadar potasyum içeriyor.

MANGOSTEEN

Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyve, Mayo Clinic’in sitesinde rapor ettiği gibi önemli derecede antiinflamatuar etkiye sahip. Tropikal olan bu meyve, aynı zamanda zengin bir antioksidan kaynağı ve laboratuarda anti-inflamatuar etkiye sahip kimyasallar içeriyor.

NONİ MEYVESİ

Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyvede bol miktarda antioksidan bulunuyor. Yüksek kan basıncını düşürmeye ve mafsal ağrısını hafifletmeye yardımcı oluyor.

YALANCI İĞDE (Seabuckthorn)

Yumuşak ve sulu olan meyve Avrupa ve Asya’da yetişiyor. C vitamini bakımından zengin olan yalancı iğde bağışlık sistemini destekliyor.

kaynak: Bağışıklığı Güçlendiren Meyveler


Gösterişli Dudaklar

Ocak 30, 2010

Her keseye uygun, tek başına kullanıldığında bile yüze bir anda renk katan capcanlı rujlar… Fazla para ödemeden de mükemmel bir dudaklara sahip olabilirsiniz. 30 tl altı rujlar çok gösterişli duruyor. Teninize uygun rengi bulduktan sonra, sadece itina ile süreceğiniz rujunuzla yüzünüzü canlı hale getirip, anlam katabilirsiniz. Komple bir makyaj yapmanıza bile gerek yok! İşte gösterişli dudaklar için marka ve fiyatlar…

Supermatte ruj 9.25 TL FLORMAR

Giordani Gold ruj 24.90 TL ORIFLAME

Perfect Shine 5 TL GOLDEN ROSE

Ruj 29 TL INGLOT

Color Riche Star Secrets 25.99 TL L’OREAL

Color Collections 29.90 TL. MAX FACTOR

Ruj 7.99 TL PASTEL

Pure Diamond 28.75 TL NIVEA

Color Perfection 29.90 TL. MAX FACTOR

kaynak: Ucuz ve Gösterişli Rujlar


İyi Bir Romantizm İçin Tüyolar

Ocak 29, 2010

Soğuk kış günleri, akraba ziyaretleri, kalabalık gruplar derken bir türlü başbaşa kalamadınız. Romantik günlerinizi mumla arar olduysanız, heyecanı artıracak, romantizmi ateşleyecek önerilerimizi okuyun! Aile ziyaretleri, katılmak zorunda olunan partiler derken eşinle baş başa geçireceğin anlar son derece azalıyor. Bu da haliyle ilişkide beklenen heyecan ve romantizmi eksiltiyor. İşte bu tip durumlarda romantizmi tekrardan ateşleyecek birkaç fikrimiz var…

AİLENİZ ZİYARETE GELDİ…

Bunu yap: Misafirler sizde kalsın ama sen onunla beraber otel odasında geçireceğin bir gece için azıcık savurganlık yap.

Psikolog Dr. Ava Cadell, otel odalarının günlük sorunlardan uzaklaşmayı ve gevşemeyi hissettiren bir yanı olduğunu söylüyor ve ekliyor:
“Değişik bir ortamda seks yapmak tutkuyu tazeleyecektir. Hem aile fertlerinin sizi duyup duymayacağı konusunda endişelenmenize de gerek kalmaz!”.

KALABALIK BİR PARTİDESİNİZ…

Bunu yap: Orada tanışmışsınız gibi flört etmeye başlayın. Dr. Wonne Fulbright birbirinizi tanımıyormuş gibi yapmanın heyecanı arttıracağını söylüyor.

Kanıtı burada: Şikago Üniversitesi’ndeki bilim adamları beş dakikalığına flört etme numarası yapan çiftlerde, erkeğin testosteron seviyesinin yüzde 30 yükseldiğini ve daha tutkulu hissetmeye başladığını ortaya koyuyor.

KARGAŞADAN BIKTIN…

Bunu yap: Kendine özel ilişki ritüelleri oluştur. Sabahları birbirinize ufak mesajlar vermeyi düşünebilirsiniz ya da akşamları yatakta kurabiye yiyin.

Cadell, özel geleneklerin “onlara karşı biz” fikri meydana getirdiğini söylüyor ve ekliyor:
“Bu şekilde çiftler kendilerini birbirine daha yakın hisseder; hele ki mevsimin getirdiği tüm o zorlukların ortasındaysanız!”.

kaynak: Romantizm Tüyoları


Kumrallar İçin Makyaj Sırları

Ocak 26, 2010

Göz, burun ve yüz şekli herkeste farklıdır. Dolayısıyla bir rengi uyguladığında muhakkak diğerlerinden farklı görüneceksin. Şimdi bir makyaj artisti rolüne bürünmenin tam vakti. Sana önereceğimiz renkleri dene ve ayna karşısında farklı uygulamalarla kendine en uygun makyajı tespit et. Herkesin beğeneceği yeni bir teknik bulacaksın, bize güven! Yüzünün karakterini en uygun renklerle birleştirmeye hazırsan, başlıyoruz…

Açık kumrallar; doğal tonlar sende harika duracak. Açık toprak tonları, mavi ve eflatun gözlerini vurgulayacak. “Pembenin çeşitli tonları hem göz, hem de yanak ve dudaklarda iyi duracak” diyor Philip Luque. Maskarada siyahtan vazgeçmezken, dudaklara son dokunuşu şeffaf bir parlatıcıyla yapmalısın. Şeftalimsi tonlar sarışınlarda daha iyi duracağından daha çok pembelere kaymanda fayda var.

Koyu kumrallar; sıcak cilt tonun sana renk seçimi konusunda rahatlık sağlıyor. Koyu toprak renkleri, zümrüt, koyu gri, bej ve kahve, göz rengini ortaya çıkartırken, mercan rengi bir allık elmacık kemikleri için ideal seçim olacak. Belki biraz bronzlaştıcı uygularsan, güneşte bronzlaşmış gibi bir etki elde edebilirsin.

Dikkati gözlerine çek

Şeftali ve pembe tonlarında bir göz farı uygulamak hem göz çevresini aydınlatır, hem de tenine uyum sağlar. Eğer saçların çikolata kahvesi tonlarındaysa, leylak ve mavi far uygulamaktan çekinme.

Dramatik bakan gözler yaratmak da elinde. Bunun için gözlerini siyah bir eyeliner ile belirginleştik. “Uygulayacağın kahverengi bir far, saçlarının rengiyle uyum sağlayacak” diyor Philip Luque. Eğer tüm dikkati gözlerinde toplamak istiyorsan Penelope Cruz’unki gibi dumanlı gözler ideal.

Daha etkileyici ve dikkat çekici bir etki mi istiyorsun? Öyleyse ışıltılı tonlarda gümüş rengi bir far, taşlı gümüş rengi küpelerle, kırmızı ruj ise kırmızı ojelerle uyumlu olacak. (Bobbi Brown. Metalle Cream Shadow, YKM mağazalarında, 51 TL)
Allığı nasıl seçmeli?

Kendine uygun allık rengini bir türlü seçemiyor musun? Şimdi sana müthiş bir öneride bulunacağım. “Yanaklarını çimdikle ve ortaya çıkan kızarıklıklara uyan bir allık rengi seç. Böylece doğallıktan uzaklaşmamış olacaksın” diyor Philip Luque. Eğer daha kuvvetli bir etki istiyorsan, biraz daha koyu tonlardan seçerek bunu gerçekleştirebilirsin.

Sana o renkle doğmuşsun görüntüsünü verecek rengi mi arıyorsun? Fazla düşünme çünkü bebe pembesi istediğin o etkiyi yaratacaktır. (M.A.C, Mineral Skin Perfectine Topping, MA.C mağazalarında, 49 TL) Sen de Sophia Bush gibi açık tenliysen ve koyu kumral saçların varsa açık pembe bir allıkla yeni doğmuş gibi görünebilirsin. Jennifer Lopez gibi daha bronz ve ışıltılı bir görünüm istiyorsan, altın sarısı tonlarda bir bronzlaştırıcı allık uygula. (Nars Cream. Orgazm Aranada, Harvey Nichols, 49 TL)
Bu renklerden kaçın!

Turkuaz: Kahverengi saçlar ve ister koyu ister açık kumral ten için uygun olmaz.

Zeytin yeşili: Bu tür bir yeşilin içerisindeki sarı tonlar seni hasta gibi solgun gösterir.

Kömür siyahı: Kahve ve koyu grilerle ilgili sorun yok. Ancak dikkatli kullanmakta fayda var yoksa seni bir panda gibi gösterebilir.

Dudaklara düşen görev

Kahverengi saçlarda rujun doğru kullanımı oldukça önem¬lidir. Hem açık tenli hem de açık kumral saçlara sahipsen, koyu kırmızı bir ruj fazlasıyla göze batar. Ya da koyu kumral saçlarla kombinlediğin şeker pembesi dudaklar pek de hoş görünmez. Önce denemek istediğin parlatıcının rengini görmek için beyaz bir kâğıdın üzerine sür. Eğer gördüğün renk pembe, narçiçeği kırmızısı ya da eflatun tonlarında ise hiç düşünmeden satın alabilirsin. (Mac Tricolour parlatıcı, M.A.C mağazalarında, 30 TL)

Domates kırmızısı ve açık pembe renkler koyu kumrallar için, pembenin her tonu ise açık kumrallar için uygun seçimlerdir. Dudak fırçasıyla pembe tonlarda bir ruj uyguladıktan sonra fazlalıkları peçeteyle al ve ruju tekrar uygula. Parlatıcıyı fırçayla uygulamak daha az ruj kullanımını ve doğal görünmeyi sağlar. (E. Funkhouser dudak parlatıcısı, doğrudan satış, 27,08 TL)

kaynak: Kumrallar İçin Makyaj Önerileri


Kilo Verdiren 8 Yiyecek

Ocak 24, 2010

Diyete başlıyorum dediniz ve vucüt tipinize uygun bir diyet listesi seçtiniz. İşte zayıflatan yiyecekler! Bu besinleri tüketerek kilo vermeniz mümkün. Diyet yaparken sağlıklı kilo vermenizi sağlayacak 8 mucize yiyeceği sizler için araştırdık. Keyifle besinlerek zayıflamanın, formda kalmanın tadını çıkarın! İşte zayıflatan yiyecekler…

FINDIK

E vitamininden zengin olan fındık, antioksidan özelliği ile vücudu mikroplardan arındırıyor. Diyet sırasında kas zayıflamasını önlüyor. Sinir sistemine pozitif etkisinden dolayı, diyet yapanların günde 10 tane, koruma programlarında olanların ise haftada 3 defa 50 gr. fındık tüketmesi tavsiye ediliyor. Fındık her ne kadar yararlı bir kuruyemiş olsa da, gerektiğinden fazla tüketildiğinde kilo verimini engelleyeceği için, diyet yapanların bu sayıyı geçmemesi gerekiyor. Zaten, günde 10 fındık ile 2 avuç fındık yemenin vücuda sağlayacağı fayda aynı.

BROKOLİ

Brokoli kansere ve bağışıklık sistemi hastalıklarına karşı koruyan en önemli yiyeceklerimizdendir. Brokolinin içinde bulunan “sulforofan” kanserden koruyucu bir maddedir. Bu yüzden sebze seçiminde brokoli önerilir. Ancak, gaz şikâyetiniz varsa, bu sebzeyi iyi pişirin. Haşladıktan sonra birkaç parçaya bölüp, iyi çiğnedikten sonra tüketmelisiniz.

KİVİ VE GREYFURT

Ciddi bir C vitamini kaynağıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirerek enfeksiyonlara karşı korur. Ayrıca, C vitamininden yüksek gıdaların tüketiminin (kivi, greyfurt gibi) meme kanseri oluşma riskini azalttığı bilinmektedir. Mutlaka günde 2 adet kivi ve 2 adet greyfurtu diyetinize eklemelisiniz.

CEVİZ

E vitamini yönünden zengin ceviz, kolesterolü düşürüyor. Diyet sırasında kilo kontrolü ve çok fazla enerji almamak için günde 5 tane ceviz yemeniz yeterli.

BALIK

İçerdiği Omega 3 ve Omega 6 sebebi ile kolesterolünüzü düşüren, lenf dolaşımını düzene sokan mucizevi yiyecek haftada en az 3 defa yenilmelidir.

SOĞAN VE SARIMSAK

Birçok insan kokusundan dolayı sarmısak ve soğanı yemek istemez. Oysa, sarmısak ve soğanın kalp krizi riskini, kireçlenmeyi ve kanser oluşma riskini azalttığını biliyor muydunuz? Sarmısak ve soğan kanser yapıcı maddeleri etkisiz hale getirerek, kötü huylu tümörün oluşumunu başlangıç safhasında engeller. .

YOĞURT

Bz (Riboflevin) vitamininden zengin olan yoğurdun cildimize, kemik ve dişlerimize yararlı olduğunu çoğumuz biliyoruz. Yoğurt aynı zamanda sinir sistemimiz için de yararlı bir besin. Günde 1 kase yoğurdu ihmal etmeyin.

KEPEKLİ EKMEK

Kepek ekmeği ise içerik olarak değerlidir ve bağırsakların da düzenli çalışmasını sağlar. Ancak aşırı kepek alımı da kalsiyum, demir gibi bazı minerallerin emilimini engelleyebilir. Bu yüzden diyetinizde, doygunluk veren bağırsak çalışmasını sağlayan, vücutta mineral emilimini engellemeyen B vitamininden zengin tam buğday ekmeği veya tahıllı ekmeği tercih edin.

Sağlıklı Günler

kaynak: Kilo Verdiren Yiyecekler


Vücut Bakım Önerileri

Ocak 23, 2010

Günlük duşunuz haricinde, haftada 2 kez vücudunuzu bir vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın. Arındırıcı ürünü, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak ve küçük dairesel hareketler yaparak uygulayın. Hareket yönünüz hep kalbinize doğru yani aşağıya yukarıya doğru olmalı. Ürünü uygularken çok sert olmayın, sadece dirsek, diz ve topuk gibi derinin daha sert ve pütürlü olduğu bölgelerde ısrarcı olun.

Fazla sıcak su cildinizden doğal yağın yok olmasına neden olabilir. Ilık ya da serin suyla yıkanırsanız cildiniz daha sağlıklı kalacağı gibi kendinizi daha iyi hissedersiniz.

- Duş veya banyo yaptıktan sonra mutlaka cildinize nemlendirici uygulayın. Hatta bu işlemi hafif nemli olan cildinize yaparsanız nemin cildinizin üst katmanlarına hapsedilmesini de sağlayabilirsiniz.

- Kışın da nemlendirmeyi bir alışkanlık haline getirin. Pantolon veya çorapların altında cildinizin çatlamasına mani olmak için her duştan sonra mutlaka vücudunuzu nemlendirin.
Eller ve ayaklar için…
- Daha yumuşak eller için, haftada 1 veya 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık süte batırın. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nemlendirir ve ellerinize yumuşaklık kazandırır.

- Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek istiyorsanız, özellikle yaz aylarında mutlaka güneşi bloke eden bir kremle koruyun. Böylece ileriki yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltacak ve genç görünmenize neden olacaktır.

- Düzenli pedikür yaptıramayacak kadar yoğunsanız, yürüyüşe çıkmadan önce (spor çorap giydiğiniz zaman) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşünüz bittiğinde ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olduğunu fark edeceksiniz.

- Ayaklarınız kuruyorsa, bol krem sürün (vazelin tavsiye edilir!). Sonra bir çift pamuklu çorap giyerek nemin içeride kalmasını sağlayın. Bu işi yatarken yapmak çok yararlı ancak çoraplarla uyumakta sıkıntı yaşıyorsanız size bir ipucu: çorabınızın parmak kısmını kesin, böylece ayaklarınız hava alırken yumuşayacak.

- Ayak topuklarınızdaki sertliği gidermek için bir ev reçetesi: ılık su dolu bir leğenin içinde 2 poşet yeşil çayı demleyin. Yarım litre ılık süt ilave edin. Ayaklarınızı 30 dakika bu karışımın içinde tuttuktan sonra ponza taşı ile ovup, nemlendirici bir krem sürün.

- Nasırlardan kurtulmak için ayaklarınızı birkaç dakika ılık suda tutun. Eczanelerde reçetesiz olarak hazırlanabilen %20 Carmol ve %12 Amlactin karışımı olan krem veya losyonu masaj yaparak ayaklarınıza iyice yedirin. Bu karışım tabanlardaki sert keratin tabakasını yumuşatır.
Unutmayın!
- Sakarlığınız yüzünden bir yerleriniz hep mor mu? Bundan sonra bir yere çarpınca, vurduğunuz bölgeye derhal en az 10-15 dakika buz uygulayın. 10 dakika bekledikten sonra tekrar 10-15 dakika buz tutun. Buz, deri altında oluşabilecek kanamayı durdurarak darbe alan bölgenin morlaşmasına engel olur.

- Yanığınızın iz bırakmasını engellemek için yanmış bölgeye derhal bir E vitamini kapsülü kırıp uygulayın. Ayrıca, yanığa Aloe Vera jeli sürerseniz iyileşme hızını da artırırsınız.

- Yapılan araştırmalara göre ergin kişilerde kalsiyum eksikliği olanlar büyük oranda. Her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin. Faydasını ilerleyen yaşlarda göreceksiniz.

- Sağlık için koşmanın yararını biliyorsunuz. Elbette koşmak kalori harcamak adına da yararlı. Ancak geri geri koşmak daha da yararlı. Üstelik geri geri koşarken %31 daha fazla kalori harcarsınız. Yürüyüşte de aynı şey geçerli: geri geri yürümekle %78 daha fazla kalori harcarsınız.

- Sabah uyandığınız zaman derin nefes almayı ve iyice gerinerek vücudunuzu esnetmeyi unutmayın. Böylece pompalanan kan artarak daha hızlı uyanıp daha diri hissedersiniz.

kaynak: Vücut Bakımı


Mutlu Evlilik İçin İpuçları

Ocak 22, 2010

Mutlu bir evliliğin temelinde iletişime özen göstermek yatar. Peki bunu nasıl yapacağız? Her ilişkide olduğu gibi evlilikte de süreklilik önemlidir. Sokaktan aldığınız bir çiçeği eve getirirsiniz birkaç gün sonra solar. Evliliği de iki insanın ortak aldığı bir çiçek gibi düşünün; bakımı yapılmaz ise solar gider, iki taraf da bu birlikteliği sürdürme isteği içinde olmalı ki, bu çiçeğin güneşini, gölgesini ayarlamalı suyunu vermeli ki, evlilik sürsün…

Temel iletişim becerileri öğrenmek
Evliliği sürdürmek için bazı temel iletişim becerileri vardır bunlar sonradan öğrenilebilir şeyler olduğundan herkes bunları öğrenebilir. İletişim sürekli konuşmak mıdır? Hayır, iletişim öncelikle dinlemek demektir. İletişim sadece düşünce paylaşımı da değildir. Hem düşünce hem duygu paylaşımının birlikte olduğu durumlarda sağlıklı iletişim vardır diyebiliriz. İletişim becerilerinin içinde dürüstlük, hakkaniyet, karşı tarafı adam yerine koyma, fikirlerine ve tercihlerine saygı duyma gibi özellikler de olmazsa olmazlar.

Duygu ve düşüncelerinizi paylaşın
Duyguları içinize gömmeyin. İçe atmak demek aslında kalbe atmak değil, hafızaya atmak, kafaya takmak demek. Bu da tüm sinir sistemimizi bozar. Siz duygularınızı paylaştıkça, o da sizden öğrenir sizi örnek alır. Duyguları derken sevincinizi, özleminizi, üzüntünüzü, öfkenizi karşı tarafa anlatın; ama ‘ben’ dilini kullanarak.

Bağlılık – bağımlılık sorunu
Bağlılık; eşe bağlı olmak, onu sevmek, korumaktır. Diğer yandan bağımlılık; onun kulu kölesi olmak, ’sen olmadan ben yaşayamam’ demektir. Evlilikte eşlerin en büyük şikayeti bu, eşlerine çok bağımlı olmak. Başka bir insana dayanmak ne kadar güvenli olabilir ki… İnsanın en güvenilir yeri kendisidir. Önce kendinizi sevin, kendinize güvenin.

Sevgi, saygı, ona özel ilgi verin
Sevgiyi karşı tarafa iletmek çok önemlidir. Kadın veya erkek diyor; ‘ben eşimi çok seviyorum ama karşı taraf bunu anlamıyor, hissetmiyor.’ Karşınızdaki kişiye saygı gösterin: ‘Sen varsın ve önemlisin.’ Bazen ilişkilerde inatçılık yapıyoruz, ‘o yapıyor mu ki, ben de yapayım veya önce o yapsın’ gibi. Siz bir deneyin, o duyguyu ona bir tattırın bakalım sonra neler olacak…

Ailelerle ilişkiler
Ailelerden bağımsız olabilmek. Ben artık evlendim, benim sınırlarım var diyebilmeliyiz. Ancak bunu söylerken takındığımız üslup çok önemli. Elti, görümce, kaynana ile sorunlar olur, olabilir, ama sorunlar nerde çözülür; evinizde eşinizle birlikte.

Tartışmaları erteleyin
Baktınız ikiniz de çok kızgınsınız, “Ben bir kahve yapayım da içelim, yatmadan önce tekrar konuşuruz bu konuyu ya da yarın” diyebilmeliyiz. Aksi takdirde birbirinize sonradan pişman olacağınız kırıcı şeyler söylersiniz; saygı, sevgi yıpranır, yok olur.

Eşinizi olduğu gibi kabul edin
Karşımızdaki insanı değiştirmeye çalışmayalım, kendimizi değiştirmeyi deneyelim. Kişi ancak kendisi isterse değişir. İnsan kendini değiştirebilir, ama eşini değiştirmek o kadar kolay değildir. Eşinizi de onun içine sığamayacağı kalıpların içine sokmaya çalışmayın. Çok doğru bir söz vardır; “Tanrım bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için güç ver, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır ver, en önemlisi bu ikisi arasındaki farkı görebilmek için akıl ver.”

kaynak: Mutlu Evliliğin Sırları


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.