Anne adaylarının en büyük korkusu doğum esnasında çok acı çekmektir. Ancak günümüzde tıp o kadar ilerlemiştir ki artık doğum son derece kolay ve ağrısız yapılabilmektedir. Bu yüzden 9 ay boyunca o anı düşünerek stres yapmanız sadece kendinize değil taşıdığınız bebeğe de zarar vermektedir. İşte kadinlarsitesi.com olarak siz değerli anne adayları için ağrısız doğumu araştırdık…
Ağrısız doğum; doğum sancıların karında basınç, kasıklarda baskı biçiminde hissedildiği, tamamen normal bir doğumdur. Ağrısız doüumun normal doğumdan tek farkı doğum sancılarınızı karnınızda sadece kasılma (ve bebek çıkarken kasıklarınızda basınç) şeklinde hissetmenizdir. Ağrı acı vs yoktur. Bölgesel analjezi uygulamasından sonra doğuma kadar geçen sürede yürüyebilir, bulunduğunuz mekanda yürüyebiirsiniz.Sizi doğum evine alıp, pozisyon verdiklerinde karnınızda kasılma, kasıklarınızda baskı hissedince siz de aynı zamanda ıkınır, bebeğinizi aşağıya itersiniz. Her kasılmada bebek, doğum kanalında biraz daha ilerler ve nihayetinde önce başı daha sonra vücudu rahimden çıkar.
İsterseniz ilk olarak normal doğum ve evrelerini inceleyelim, sancılar nasıl oluşur, bir görelim:
Doğum ve Evreleri
Doğum, rahim içindeki bebeğin, vakti gelince türlü kasılmalarla doğum kanalında ilerleyip dışarıya çıkması, dünyaya gözünü açmasıdır. Her kadının doğumu özeldir ve onun için ömrü boyunca unutamayacağı bir tecrübedir.
Normal doğum 3 Aşamada Gerçekleşir:
1-Açılma
2-Bebeğin çıkışı
3-Halas (Plesantanın-bebeğin eşinin çıkımı) ile doğum eylemi tamamlanır.
Doğum süresi:
Doğum süresi; ilk ya da ikinci, üçüncü doğum olması, bebeğin ve anne adayının boyu, kilosu, bebeğin pozisyonu, kanalın anatomik yapısı, annenin psikolojik durumu ve benzeri pek çok etkenlerle değişebilmekle birlikte; ilk doğumda ortalama 6-9 saat; daha sonraki doğumlarda 3-5 saattir.
Doğum Ağrısı
Doğum ağrısı, kendine özgü nitelikleri olan çok boyutlu bir ağrıdır ve çoğunlukla çok şiddetlidir. Pek çok kadın için şu ana dek yaşadıkları en büyük ağrıdır. Doğumun 1. aşamasındaki ağrılar rahim kasılmaları ve rahim boynunun genişlemesi, doğum kanalı açılmasından kaynaklanır. Bu ritmik kasılmalar çeşitli biçimlerde hissedilir ve şiddetli menstruasyon (Aybaşı) sancısı gibidir.2. devrede ise bebeğin başının doğum kanalından aşağıya inip dışarı çıkarken kasık ve kalça tabanındaki yumuşak dokuların kasılıp germesinden kaynaklanır.
Doğumun ilk safhasında hipnoz, akupunktur, Aromaterapi,Etonoks gazı,TENS uygulanması ve Petidin enjeksiyonu gibi bazı teknikler denenmektedir. Ancak bütün daha sonra yeterli olmayabilir. Doğumun sonraki evrelerinde yalnız Bölgesel Analjezi metadları etkilidir.
Analjezi “ağrısızlık, acı, ağrı hissedilmemesi” demektir. Bölgesel analjezi kişiyi uyutmadan, (şuuru açıkken) sadece ağrının oluştuğu veya iletildiği bölgenin geçici olarak uyuşturulması, o bölgedeki ağrı ve/veya hissin bir süreliğine yok edilmesidir.
Normal doğumda bölgesel analjezi 3 farklı teknikle uygulanabilir. En yaygın yöntem epidural analjezidir. 2. yöntem spinal analjezidir (Çoğunlukla doğumun ilerlemiş aşamalarındaki ağrı tedavisinde, çıkım öncesi şiddetli sancılarda, ıkınmayı engellemeyecek ilaçlarla uygulanır.) 3. metodda kombine spinal epidural analjezidir. Buradaki amaç her 2 yöntemin avantajlarından yararlanabilmektir.
Normal doğumda altın standart: Epidural Analjezidir.
Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli ve en sık kullanılan yöntemdir. Bel bölgesindeki duramater zarı etrafına (Epidural alana) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne adayı baskıyı, dokunmayı hisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrıyı hissetmez. Normal doğum için gerekli olan doğum sancısı, kasılmalar vardır ama rahatsız etmez.
Ne zaman uygulanır ?
Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten (Doğum ağrıları oturduktan) sonra rahim ağzı yaklaşık % 60-70 incelip, açıklığı 4 cm’e ulaşınca yani sancılar anneyi ciddi olarak rahatsız etmeğe başlayınca uygulanır. Daha önce uygulanması, kasılmaları etkileyip doğumu geciktirir. Geç kalındığında ise hem anne gereksiz ağrı çekmiş olur hem de ağrılar daha sık geleceğinden anne adayı işlem süresince hareketsiz kalamaz ve epidural uygulanması zorlaşabilir.
DOĞUMDA EPİDURAL ANALJEZİ
* Günümüzde ayaklarda uyuşukluk ya da ağırlık hissi olmaksızın doğum sancısını yok etmek başka bir ifadeyle “Mobil ağrısız doğum” mevcuttur. Uygulamadan sonra yürüyebilirsiniz.
* Epidural analjezi sizi sersemletmez, hasta hissettirmez, ayrıca bağırsak hareketlerini durdurmaz, gaz çıkarımını engellemez.
* Hem psikolojik rahatlama, hem de kas spazmının çözülmesiyle normal doğum şansınızı artırır.
* Doğum stresinizin çoğunu giderir, kaslarda gevşeme ve rahatlama sağlar.
* Sancıları ağrı olarak değil, basınç ve kasılma olarak hissedersiniz. Çıkım esnasında kasılmalara eşzamanlı ıkınarak doğuma katılabilir, doğumunuzu çabuklaştırabilirsiniz.
* Doğum sonrası yorgun, bitkin olmadığınız için bebeğinizi çok daha çabuk kucağınıza alır, hemen besleyebilirsiniz.
* Tecrübeli uzmanların yaptığı epidural sonrası baş ağrısı çok nadirdir(% 1 civarı). Oluşsa bile tedavisi mümkündür. Tedavi edilmese bile 7-15 gün içinde kendiliğinden, iz bırakmadan geçer.
* Normal doğumun ağrı gideriminde altın standart “epidural”dir.
kaynak: Ağrısız Doğum
birbaska tarafından yazıldı
Kürtaj en sık kullanılan anlamı ile rahim içinden bir doku, parça almak anlamına gelir.Kürtaj işlemi genel olarak gebeliğin sonlandırılması, tahliyesi amacıyla yapılmaktadır.Tıbbi tahliye olarak da isimlendirilen kürtaj halk arasında, “çocuk aldırma” ve bebek aldırma tabirleri sıklıkla kullanılmaktadır. Bu işlem gebelik sonlandırma dışında da tanı amaçlı biopsi amacı ile yapılabildiği gibi tedavi amaçlı bir işlem olarak da uygulanabilmekte ve bu tanısal ileme de tıp dilinde dilatasyon deniliyor.
Bebekler doğduklarında var olan ve genel olarak “doğum lekeleri” olarak tanımlanan birçok yaygın doğum lekesi bulunmaktadır. Doğum lekeleri, kan damarları (kan damarları kökenli urlar veya hemanjiyom olarak adlandırılır) yada pigment hücreleri (ben, et beni olarak adlandırılır) gibi normal olarak deride bulunan yapıların aşırı büyümesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Nedeni bilinmemektedir. Doğum lekeleri, birçok bebek için önemli sorunlar yaratmadığı gibi, çoğu herhangi bir tedavi gerektirmez.
Ben hamileyim diyen birine hemen canın ne istiyor deriz. Peki aşerme ne zaman başlar? ne zamana kadar devam eder? Gebelikte aşarme ve iğrenme nedir, sebepleri nelerdir, aşerme ve iğrenme ne zaman başlar ve ne zaman biter? Hamile kadınlar nelere aşerir, nelerden iğrenir, tedavi gerektirir mi, tedavisi nasıldır? Aşermek, Zamansız ve akla gelecek yiyecekleri arzulamak. Gebelerin %70’i hamileliğinin ilk ayında en az bir tane besini arzulamaktadırlar.
İnsanlar binlerce yıldır doğacak bebeklerinin cinsiyetlerini önceden belirlemek için bazı yöntemler uygulamaya çalışmışlardır. Ülkemizin de dahil olduğu bazı toplumlarda eskiden beri ve belki şimdi bile mal ve mevkinin nesilden nesile aktarılabilmesi açısından ailelerde erkek bebeğin önemi büyüktür. Bunun aksine son zamanlarda Almanya’da yapılmış bir çalışma, ailelerin özellikle ikinci dünya savaşından sonra daha çok kız bebek arzuladıklarını ortaya koymuştur.
Halk arasında su gebeliği olarak da adlandırılan bu durumda gebelik kesesini oluşturan zar ve plasenta oluşurken bu yapıların içinde bir bebek bulunmaz. Tanısı ultrasonda embryo ve kalp atımları görülmesi gereken haftalarda kesenin boş olarak izlenmesi ile konur. Erken gebelikte konulan bir tanı olduğu için bazı özel durumlara dikkat etmek gerekir. Boş gebelik hakkında bilmedikleriniz…
Gebelikte seks en az konuşulan ve hekimlere en az sorulan konuların başında gelmektedir. “Cinsel birlikteliğimize bir engel var mı?” sorusu çoğu zaman tam kapıdan çıkmadan, utana sıkıla, genellikle çiftlerden birinin diğerini uyarması ile sorulmaktadır. Bu nedenle bu bilgiyi biz hekimler çoğunlukla sorulmadan vermekteyiz. Oysa bu soru tüm çiftler tarafından sorulmalı ve cinsel birliktelik yönünden herhangi bir risk olup olmadığı cevabı mutlaka alınmalıdır.
Gebeliğin başlangıcı olarak, gebe kalınan ilişkinin olduğu gün değil, bundan yaklaşık 14 gün öncesi yani son adet kanamasının ilk günü (SAT) kabul edilir. Bu durumda kanamanızın başladığı bugün istatistiksel anlamda gebeliğiniz başlamıştır. Böylece gebelik, ortalama olarak, döllenmis yumurtanın anne rahmine ekilmesinden sonra 266 gün veya son adet kanamasından itibaren 280 gün sürer.
Hamile Bayanların Korkulu rüyası doğum anında hissettikleri acıdır. Bu nedenle bir çok anne adayları kolay doğum ile ilgili araştırmalar yapıyor. Bunlardan bitanesi de ‘’suda doğum” Peki suda doğum nasıl gerçekleşiyor? eksileri ve artıları nelerdir? Anneye faydası nedir? İşte haberimiz…
Hamilelikte yaşanan en sık rahatsızlıklardan biri de reflü. Peki bu rahatsızlıktan nasıl kurtulurum diyorsanız Op.Dr Tolga Ecemiş Sizler için bu soruları yanıtlıyor. Reflü nedir, nasıl oluşur ve nasıl baş edilir? Tedavi yöntemi nasıl uygulanır? Bu sorunu yaşayan anne adayları verdiğimiz önerilerden faydalabilirler..