Sarkık Ciltlere Çözüm Önerileri

Şubat 9, 2010

Etkili bir cilt bakımı, geçici bir süre için de olsa cildin sıkılığını artıracaktır. Sarkan cildinizi toparlamak ve eski haline döndürmek istemez misiniz? Jemma Kidd Make Up School Firming Silk-Long-Last Colour likit göz farı, sarkık göz kapaklarını anında sıkılaştırıyor. Uzun vadede ise, formülün içindeki yosun özleri kolajen üretimini artırarak, cildin elastikiyetinin artmasını sağlıyor. Farın ışıltılı dokusu ışığı yansıttığı için göz çevresindeki kırışıklıkların görünümü de hafifliyor.

Sıkılaştırma etkisi

Hem iyi hem de kötü haberlerimiz var. Sarkmış deriyi hiçbir krem toparlayamaz. Ama ihtiyacınız olduğunda geçici olarak cildi germe etkisine sahip ürünler mevcut. Bu ürünler sadece birkaç dakika içinde -krem kurur kurumaz- cildin sıkılaşmasını sağlar. Strivectin Instant Facial Sculpting kremi deneyin.

Yüz germe

Yüze mikro akım vererek çalışan NuFace gibi aletler, yüz kaslarını geçici olarak sıkılaştırabilir – bu da yüzde germe etkisi yaratır. Yüz kaslarını forma sokmak için tasarlanmış bu aletler kasları sıkıştırarak değil, şişirerek çalıştırır.

Thermage

Radyo frekansı ile çalışan bu tedaviden sonra cildinizdeki sıkılaşmayı hemen görebilirsiniz. İşlemden bir süre sonra da tedavinin faydalarını gözlemlemeye devam edebilirsiniz çünkü Thermage sadece kolajen lifinin sıkılaşmasına değil, yapısının değişmesine de neden olur.

Mini-lift

Eğer cildinize iyi bakmadıysanız ve belirgin bir sarkma varsa, çözüm mini-lift olabilir. Bu estetik operasyonda sadece kulak arkasından minik bir kesi yapılır.

kaynak: Sarkık Ciltlere Öneriler


Cilt Kanseri Nedir

Ocak 31, 2010

Bütün kanser türleri içinde deri kanseri en sık görülenidir. Deri kanserinden korunmak için yapılması gereken güneşten korunmaktır. Güneşe aşırı maruz kalma (bronzlaşma dahil olmak üzere özellikle su toplaması ile seyreden ikinci derece güneş yanıkğı) deri kanserinin temel sebebidir. Daha az önemli faktörler tekrarlayan tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma, yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları, kömür katranı veya arsenik içeren maddelere mesleki olarak maruz kalma ve ailede cilt kanseri bulunmasıdır…

* Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır.
* Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın.
* Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın.

20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi, 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur, güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.

Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın, çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80′i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı, eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.

Güneşten korunma ile ilgili ayrıntılı bilgiler KOZMODERMO’ da. Lütfen tıklayınız.

Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.

Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa, derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.

Kanser öncesi deri bulguları

Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz, el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir, kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir, kimyasal peeling işlemi, dermabrasyon, laser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.

Deri kanseri Tipleri:

Üç tip deri kanseri bulunmaktadır.

Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz, boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmazlar. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar, üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip, zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen, derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.

Squamöz Hücreli karsinoma – Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür.Tipik olarak kulak, yüz, dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.

Melanom – Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.

Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır. Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.

Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Kişiler ciltlerindeki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalı ki, bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesinler. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan, özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar, çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.

Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.

Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular: Kabuklanma, kanama, sızıntı, üzerinde kabarma, etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme, kaşıntı, hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.

Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?

Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır.
Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir.
Derinizdeki çiller, benler ve koyu renkli alanları büyüklük, şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.

Melanoma ait Bulgular

Asimetri – Benin bir tarafının diğer tarafından farklı olması. Benin ortasından hayali bir çizgi çiziniz. Benin her iki yanı aynı büyüklük ve aynı şekilde mi? Melanomda genellikle asimetri vardır.

Sınır Düzensizliği – Melanomun sınırı veya kenarı genellikle pürüzlü, çentikli veya bulanıktır.

Renk – İyi huylu benler herhangi bir renkte olabilir, fakat genellikle tek renklidir. Melanom ise sıklıkla birden fazla rengi içinde barındırır.

Büyüklük – İyi huylu benler küçük kalırken melanom büyümeye devam eder. Genellikle 6 milimetreden büyüktür çaptadır.

Kendinizin yapacağı periyodik muayene melanom ve diğer deri kanserlerinden korunmak için en güçlü silahtır. Melanom ancak erken yakalandığında tedavi edilebilir. Aşağıda belirtilen sırayı takip ederek hiç bir yeri atlamadan tüm deri muayenenizi kendiniz yapabilirsiniz. Kendi deri muayenenizi yapmak için bir boy bir de el aynasına ve ışıklı bir odaya ihtiyacınız vardır.

* Gövdenizin ön ve arka yüzünü ve de kollar kaldırılarak gövdenin sağ ve sol yanını ayna karşısında muayene edin.
* Kolunuzu dirseğinizden kıvırarak avuçlarınıza, kol iç yüzüne ve üst kola dikkatlice bakınız.
* Sonra bacaklarınızın arkasına, ayaklara, ayak parmak aralarına ve ayak tabanına bakınız.
* Boynun arkasını, saçlarınızı kaldırarak el aynası ile kafa derinizi muayene edin.

kaynak: Cilt Kanseri


Vücut Bakım Önerileri

Ocak 23, 2010

Günlük duşunuz haricinde, haftada 2 kez vücudunuzu bir vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın. Arındırıcı ürünü, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak ve küçük dairesel hareketler yaparak uygulayın. Hareket yönünüz hep kalbinize doğru yani aşağıya yukarıya doğru olmalı. Ürünü uygularken çok sert olmayın, sadece dirsek, diz ve topuk gibi derinin daha sert ve pütürlü olduğu bölgelerde ısrarcı olun.

Fazla sıcak su cildinizden doğal yağın yok olmasına neden olabilir. Ilık ya da serin suyla yıkanırsanız cildiniz daha sağlıklı kalacağı gibi kendinizi daha iyi hissedersiniz.

- Duş veya banyo yaptıktan sonra mutlaka cildinize nemlendirici uygulayın. Hatta bu işlemi hafif nemli olan cildinize yaparsanız nemin cildinizin üst katmanlarına hapsedilmesini de sağlayabilirsiniz.

- Kışın da nemlendirmeyi bir alışkanlık haline getirin. Pantolon veya çorapların altında cildinizin çatlamasına mani olmak için her duştan sonra mutlaka vücudunuzu nemlendirin.
Eller ve ayaklar için…
- Daha yumuşak eller için, haftada 1 veya 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık süte batırın. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nemlendirir ve ellerinize yumuşaklık kazandırır.

- Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek istiyorsanız, özellikle yaz aylarında mutlaka güneşi bloke eden bir kremle koruyun. Böylece ileriki yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltacak ve genç görünmenize neden olacaktır.

- Düzenli pedikür yaptıramayacak kadar yoğunsanız, yürüyüşe çıkmadan önce (spor çorap giydiğiniz zaman) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşünüz bittiğinde ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olduğunu fark edeceksiniz.

- Ayaklarınız kuruyorsa, bol krem sürün (vazelin tavsiye edilir!). Sonra bir çift pamuklu çorap giyerek nemin içeride kalmasını sağlayın. Bu işi yatarken yapmak çok yararlı ancak çoraplarla uyumakta sıkıntı yaşıyorsanız size bir ipucu: çorabınızın parmak kısmını kesin, böylece ayaklarınız hava alırken yumuşayacak.

- Ayak topuklarınızdaki sertliği gidermek için bir ev reçetesi: ılık su dolu bir leğenin içinde 2 poşet yeşil çayı demleyin. Yarım litre ılık süt ilave edin. Ayaklarınızı 30 dakika bu karışımın içinde tuttuktan sonra ponza taşı ile ovup, nemlendirici bir krem sürün.

- Nasırlardan kurtulmak için ayaklarınızı birkaç dakika ılık suda tutun. Eczanelerde reçetesiz olarak hazırlanabilen %20 Carmol ve %12 Amlactin karışımı olan krem veya losyonu masaj yaparak ayaklarınıza iyice yedirin. Bu karışım tabanlardaki sert keratin tabakasını yumuşatır.
Unutmayın!
- Sakarlığınız yüzünden bir yerleriniz hep mor mu? Bundan sonra bir yere çarpınca, vurduğunuz bölgeye derhal en az 10-15 dakika buz uygulayın. 10 dakika bekledikten sonra tekrar 10-15 dakika buz tutun. Buz, deri altında oluşabilecek kanamayı durdurarak darbe alan bölgenin morlaşmasına engel olur.

- Yanığınızın iz bırakmasını engellemek için yanmış bölgeye derhal bir E vitamini kapsülü kırıp uygulayın. Ayrıca, yanığa Aloe Vera jeli sürerseniz iyileşme hızını da artırırsınız.

- Yapılan araştırmalara göre ergin kişilerde kalsiyum eksikliği olanlar büyük oranda. Her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin. Faydasını ilerleyen yaşlarda göreceksiniz.

- Sağlık için koşmanın yararını biliyorsunuz. Elbette koşmak kalori harcamak adına da yararlı. Ancak geri geri koşmak daha da yararlı. Üstelik geri geri koşarken %31 daha fazla kalori harcarsınız. Yürüyüşte de aynı şey geçerli: geri geri yürümekle %78 daha fazla kalori harcarsınız.

- Sabah uyandığınız zaman derin nefes almayı ve iyice gerinerek vücudunuzu esnetmeyi unutmayın. Böylece pompalanan kan artarak daha hızlı uyanıp daha diri hissedersiniz.

kaynak: Vücut Bakımı


Peeling Nedir

Ocak 18, 2010

Her ne kadar ilk peeling (derinin en üst tabakasının soyulması) uygulamalarına ait her hangi bir kayıt bulunmasa da tarih öncesi dönemlerde insanların bazı bitkileri derinin yaşlanmasının tedavisinde kullandıkları düşünülmektedir. Hekimlerin kozmetik amaçlı girişimleri Ebers Papiruslarında (M.Ö. 1560) kırışıklıkların düzeltilmesi, saç ve kaşların boyanması şeklinde tanımlanmıştır.

XX. Yüzyılın başlarında yüzün gençleştirme çalışmaları yeniden canlılık göstermeye başlamış 1903’lerde fenolle yüzdeki sivilce izleri ortadan kaldırılmaya başlanmıştır. 1905’de yine mekanik olarak zımparalar kullanılarak sivilce izleri ve lekeler tedavi edilmeye çalışılmıştır. Ancak bu çabalar çok fazla değerli bulunmamış olacak ki II. Dünya Savaşı sonuna kadar bu konuda fazla çalışma yapılmamıştır.

1950’lerde derinin yüzeyel tabakasının soyulmasının önemi anlaşılmaya ve modern teknikler geliştirilmeye başlanmıştır. Benzer şekilde kimyasal yöntemlerle de yüz soyma uygulamaları 1950’lerde üzerinde çok durulan konulardan olmuştur. Günümüzde de lazer de dahil olmak üzere peeling ajanları iyi tanımlanmış ve etkileri iyi bilinmektedir.

peeling 2Yüzeyel peeling

Yüzeyel peeling ile derinin en üst tabakası uzaklaştırılır, böylece ince kırışıklıklar ortadan kaldırılmış olur. Deri gözenekleri de belirsiz ve deri daha pürüzsüz hale gelir. Yüzeyel peeling ile ince kırışıklıklar ortadan kaldırılırken alın, gözün dış kısmındaki kaz ayağı bölgesindeki ve kaşların arasındaki kırışıklıklar ortadan kaldırılamaz.

Yüzeyel peeling uygulandığında derinin en üst tabakası bir kaç gün içerisinde dökülür. Bu nedenle hafta sonu uygulanırsa hafta başında normal günlük aktivitelere dönülebilir. Yüzeyel peelingden en iyi sonucu almak için 5-6 ay süresince her ay peeling yapılması uygundur.

Yüzeyel peeling için
* glikolic asid,
* resorsinol,
* salisilik asid gibi maddeler kullanılmaktadır. Bu maddelerin değişik ticari adları vardır.

peeling 3Derin peeling (fenol peeling)

Derin peeling denildiğinde genellikle fenol (phenol) peeling anlaşılmaktadır. Fenol ile yapılan soyma işleminden sonra kırışıklıklarda oldukça fazla düzelme elde edilmektedir. Sonuçları lazer ve dermabrazyondan daha iyidir. Bir defa uygulandığında yıllarca etkisi devam eder. Fenol peelingden önce her hangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. Fenol peeling ile sivilce izleri ve hemen hemen tüm koyu lekeleri ortadan kaldırabilir.

Tüm bu faydalarına rağmen kalıcı bir açık renk oluşabilir. Bu durum bazen peeling yapılan ve yapılmayan yerlerin belirgin olarak görülmesine neden olmaktadır. Bu dezavantajı nedeniyle fenol peeling açık tenlilerde tercih edilir. Ayrıca peeling yapılan bölgelerin bronzlaşması yetersiz olmaktadır. Fenol peeling genel yada lokal anestezi altında, hastane yada ofis şartlarında yapılabilmektedir. Hastanede kalmaya gerek yoktur ve uygulamadan sonra değişik derecede ağrı ve rahatsızlık duyulur, bunun için ağrı kesiciler kullanılır. 7-10 süren şişlikler oluşur. İyileşmeden sonra ortalama 3 ay kadar süren bir kızarıklık olmaktadır. Diğer peeling uygulamalarında olduğu gibi güneş koruyucu faktörler kullanılmalıdır. Sonuç olarak açık tenlilerde oldukça etkili bir yöntemdir.

Orta dereceli (medium) peeling
(Trichloro acetic acid (TCA), Glycolic acid, Salicylic acid Peeling)

Medium kimyasal peeling cildin pürüzsüzleştirilmesinde ve canlılığının sağlanmasında oldukça etkilidir. İnce kırışıklıkları ortadan kaldırdığı gibi bazı cilt lekelerinin de tedavisinde etkili olur. Ancak akne skarlarının (sivilce izlerinin) ve derin kırışıklıkların tedavisinde etkili değildir.

Medium peeling ile ince kırışıklıklar ortadan kaldırılır, derideki pürüzler ortadan kaldırıldığı gibi ciltte kısmen sıkılaşma da sağlanır. Ayrıca yaşlılığa bağlı lekelerinde ortadan kaldırılması mümkündür.

En iyi sonucu almak için 4-6 ayda bir tekrarlanmalıdır. Diğer bir avantajı derin peelingin koyu tenlilerde leke bırakma ihtimaline karşı medium peeling de bu istenmeyen etki görülmez. Ancak peeling yapılmadan önce cilt bakımı gerekir. Her 2-3 ay da bir peeling tekrarlanır. Alınan olumlu sonuçların devamını sağlamak için cilt bakımına özen gösterilmelidir.

Peeling yapılmadan önce 1-1,5 ay süreyle glikolik asid, retin-A gibi ajanlar kullanılır. Retin-A derinin yüzeyel tabakasının uzaklaştırarak peeling için kullanılan maddelerin daha derine etki etmelerini sağlar.

Medium peeling ofis şartları altında 30-45 dk. içerisinde uygulanabilir. Uygulamadan önce ağrı kesici yada sakinleştiriciler verilir. Uygulama esnasında hafif bir yanma hissedilir. Yanma hissi 5-10 dk. devam eder.

İşlem tamamlandıktan sonra yüz bölgesine pomad sürülerek iyileşmesi hızlandırılır. Uygulama bittikten sonra her hangi bir rahatsızlık hissi duyulmaz. Yüz her gün 1-2 defa yıkandıktan sonra yine pomad sürülür. İlk gün yüzde kızarıklık görülür daha sonra kızarıklık kaybolup koyu bir renk alır, bir kaç gün içerisinde bu oluşan ince tabaka soyulup dökülmeye başlar.

Bu olay yaklaşık 1 hafta içerisinde tamamlanır. 1 hafta sonra normal günlük aktivite yada işe dönülür.
Medium peeling etkisi 6 ay- 2 yıl arasında değişir. Peeling sonrası düzenli cilt bakımı yapıldığında bu sürenin uzamasını sağlamak mümkündür.

kaynak: Peeling


Susam Yağının Yararları

Ocak 14, 2010

Zeytinyağı, susam yağı ve badem yağı… Üçü de ev kozmetiğinde önemli bir yere sahip… Zeytinyağı kırışıklıkara iyi gelirken, badem yağı cildinizi nemlendirip canlandırır. Susam yağı ise, içerdiği antioksidanlar sayesinde gençleştirici özelliğe sahip. Ama bir şartla: İşe yaramaları için saf ve katkısız olmalılar. Cildinizin kuru olmamasını istiyorsanız önerilerimize kulak verin…

Kış mevsiminde cildinizle çok sorun yaşıyorsunuz Cildiniz kuruyor, çatlıyor, pul pul dökülüyor. Bu riskli durumlarda onu nemlendirmek ve beslemek gerekir; çünkü nemsiz bırakılan ve bakımsız kalan bir ciltte, sadece çatlama değil, kırışıklık da oluşur. Şunu unutmayalım, kuruyan cilt erken yaşlanır. Doğal ürünlerin güzellikteki etkileri saymakla bitmez. Bütün bu risklere karşı doğal yağlardan nasıl yararlanmak gerektiğini bilmek gerekir.

Bademyağı
Kuru ciltlerin en büyük doğal ilacı… Acı ve tatlı badem çekirdeğinin karışımından elde edilir. Cildi yumuşak tutar. İnce ve duyarlı ciltler için çok yararlı. Tatlı bademyağı, tarih boyunca güzellik için kullanılmış. Hala en çok aranan ve kullanılan maddelerden biri. Yüzdeki lekelere, siyah noktalardan dolayı gözenekleri genişlemiş, kuru, ihmal edilmiş, pullanmış ciltlere çok yararlı. E vitamini ve mineraller bakımından zengin olan bu yağı, hem cildin hem de saçların (E) vitamin gereksinimini giderir. Özellikle soğuk havalarda dış etkenlerden kolayca etkilenen kuru ciltlerin özel bakıma ihtiyacı var. Hava soğudukça cilt daha da kurulaşıyor. Bu etkileri yok etmek için en iyi ürün bademyağıdır. Her gece yüzünüze badem yağı sürebilirsiniz.

Ayrıca pratik başka yararları da var. Birkaç damla bademyağını bir parça pamuk üzerine damlatıp akşamları makyaj temizlemede de kullanabilirsiniz. Makyajı çıkarma, cildi temizleme açısından oldukça idealdir.

Susamyağı
Susam yağının en büyük özelliği vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve lesitin açısından çok zengin olması… Özellikle E, A ve B kompleks vitaminleri içerir. Mineral olarak demir ve kalsiyumca zengindir. Sesamol, besamolin ve sesamin antioksidanları da yer alır. İçerdiği Omega 9 oranı ve antioksidanlar nedeniyle ısıya, tere ve ışığa karşı dayanıklıdır. Cilde sürülmesinden sonra güneş ışığı altında uzun süre bozulmadan kalabilir. İçindeki doğal lesitin ve antioksidan maddeler yağın derinlere kadar emilmesini sağlar. Böylece cildin yaşlanmasını engellenir.

Muhtelif cilt sorunlarının yanı sıra, mantar enfeksiyonlarını da engeller. Saç ve tırnak için de etkilidir. Doğrudan saç diplerine ve tırnaklara tatbik edilebilir. Saçlar bu yolla güçlenir ve beslenir. Özellikle kepekli ve mantar enfeksiyonlu saçlara çok iyi gelir. İçindeki kalsiyum dolayısıyla, vitamin eksikliği olan ve kırılan tırnakların dostudur.

Kozmetik ve masaj amaçlı kullanımlarda ise allerji riski yok denecek kadar azdır.

Zeytinyağı
Antik çağlardan bu yana zeytinyağı ile güzellik arasında yakın bir ilişki göze çarpıyor. Eski dönemlere ait belgelerde de bu özellikler ortaya çıkar. Eski toplumların belgelerirde cilde iyi gelmesi, kırışıklıkları önlemesi, sivilceleri tedavi etmesi, deriyi yumuşatması ve saçları gürleştirip parlaklık vermesi gibi bilgilere sık sık rastlanır. Sağlık ve güzellik kaynağı olan bu yağ hem yemeklerde tüketilerek yarar sağlıyor hem de cilde tatbik edilerek güzellik kazandırıyor. Genel olarak doku ve organlar üzerinde önemli etkilere sahip. Bu yağın yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

* Cilde ve saçlara çok faydalı. Besler, korur ve yumuşatır. Saç dökülmesini durdurmak için 1 yumurta sarısı karıştırılır. Bu karışımı, saç diplerine sürüldükten 1 saat sonra yıkanır.
* Dövülmüş sarımsak ile karıştırılmış zeytinyağı, kuruyan, sertleşen derinin yumuşamasını sağlar.
* Saçlara canlılık kazandırmak için birkaç kaşık zeytinyağı ile saç diplerine masaj yapılır. Daha sonra ılık havluya sarıp, yarım saat beklenir ve yıkanır.
* Dişlere yapılan masaj, dişlere sağlamlık ve beyazlık kazandırır.
* Birkaç damla limon-bal karışımı kırışıklıkları önler. (Haftada iki kez yapılabilir.)
* Kaya tuzu ile karıştırılır. Pürüssüz bir cilt elde etmek için, bu karışımla kol ve bacaklar ovulur.
* Zeytinyağı limon ile karıştırılarak cilde sürülür, cildi korur. Güneşle birlikte böyle bir ten iyi bir renk alır.
* Ciltteki kuruluğu gidermek için bir elma ezilir. Zeytinyağı ile karıştırılarak on dakika yüzde tutulduktan sonra ılık suyla yıkanır.

Doğal güzellik hakkında ve bitkisel yollarla kilo verme, form tutma konularıyla ilgili sorularınızın yanıtlarını telefon ya da e-posta yoluyla alabilirsiniz.

Doğallık ve mutluluk dileğiyle…

kaynak: Susam Yağının Faydaları


Sıkılaştırıcı Maskeler

Ocak 13, 2010

Gelin bu hafta sonunu kendinize ayırın. Çoktandır ihmal ettiğiniz cildinize besleyici bir maske hazırlayın. Sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için ne sihir, ne de mucize gerekiyor. Sadece buzdolabınızı açmanız ve içindeki meyve, yumurta ya da sebzelerle güzellik maskesi hazırlamanız yeterli. Böylelikle daha sıkı bir cilde sahip olacaksınız! İşte sıkılaştırıcı yüz maskesi tarifleri…

Hiç değilse haftada bir günü kendinize ayırın. Hem dinlenin hem de güzelleşmenin keyfine varın. Telefonun fişini çekin. En sevdiğiniz kaseti çalın. Kanapeye uzanıp kafanızdaki tüm düşünceleri silip kendinizi müziğin ritmine bırakın. Siz gevşedikçe ve içinizdeki stresi attıkça cildiniz de gevşeyecek ve nefes almaya başlayacaktır. Cildiniz artık beslenmeye hazırdır. Mutfağa gidin ve buzdolabının kapağını açın. Cilt tipinize uygun ya da cilt sorunlarınıza çare olacak malzemeyi alıp maskeyi hazırlayın.

Doğal maskeler, ani etkili olup cildi nemlendiriyor, tazeliyor ve kırışıklıkları gideriyor. İçerdikleri maddelere göre ciltteki işlevleri de değişiyor. Kimi yağlı ciltlere iyi gelirken, kimi kuru ciltlere nem kazandırıyor. Ancak dikkat! Cilt tipinize uygun olmayan maddeleri içeren bir maske, cildinize zarar verebiliyor. Örneğin; kuru ciltliyseniz limon ve greyfurt gibi turunçgillerden uzak durmanızda yarar var.

Özellikle içinde bulunduğumuz şu günlerde kirli havaya, sert rüzgarlara ve sigara dumanına maruz kalan cilde maske uygulamak çok yararlı. Çünkü maskeler, cilde derinlemesine etki ediyor. Maskeyi cildinizin durumuna göre haftada 1 veya 15 günde bir uygulayabilirsiniz.

Meyve, sebze ve yumurta gibi besinlerden oluşan maskeleri evde hazırlamak hem çok kolay hem fazla zaman almıyor, üstelik ekonomik de.
bunun için üşenenler ya da’nasıl olsa her gün nemlendirici krem sürüyorum, geceleri besleyici krem kullanıyorum, maskeye ne gerek var’ diyenler olabilir.

Dermatologlara göre ince bir kat tabaka halinde sürülen kremlerin aksine maskeler, cildi neredeyse 3 mm ile yarım santim kalınlığında bir tabaka halinde kaplayarak dış etkenlerle ilgisinin tamamen kesilmesini sağlıyor. Böylece cilt, maskedeki tüm vitamin ve mineralleri kolaylıkla özümsüyor.

Maske sürmenin incelikleri

*Önce cilt tipinizi belirleyin. Cildinize uygun meyve ya da sebzeyi seçin. Yapraklı sebzeleri kaynar suda 3 dakika bekletip süzün. Soğuyunca cildinizin üzerine yerleştirin. Diğer sebzeleri ise robotta püre haline getirin. Akmayacak kıvama gelince maskeniz hazır demektir.

* Maskeyi sürmeden önce cildinizi temizleyin. Çünkü kirli cilt maskeyi özümseyemez. Bunun için bir parça pamuğa temizleme sütünü döküp önce tüm cildinizi temizleyin, sonra ılık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

* Maskeyi göz ve dudak çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza kalın bir tabaka halinde sürün. Kesinlikle bir yere uzanıp kafanızdaki düşünceleri boşaltın. Çünkü bu pozisyon, vücudun gevşemesine yol açarak hem maskenin akmamasını hem de cildin maskeyi daha kolay özümsemesini sağlıyor.

* Önerdiğimiz maske tariflerindeki bekleme sürelerini aynen uygulayın. Aksi durumda maske cildinize zarar verebilir. Maskeyi temizlemek için ılık suya batırılmış pamukla cildinizi silip yıkayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklık sorunlarına ahududu

Probleminiz:
Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske:

1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri:

Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.

Yağlı cilde limon

Probleminiz:
Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız?

Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşıla şaabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske:

2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri:

Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

Kuru cilde marul

Probleminiz:
Sürekli stres hali ve yoğun çalışma temposu cildi olumsuz yönde etkileyerek kuruluğa sebebiyet verebiliyor. Önlem alınmazsa ilerleyen dönemlerde cilt, mat bir görünüme kavuşuyor ve erken kırışıklıklar sözkonusu olabiliyor. Kuru cilt diğer cilt tiplerine oranla daha çabuk yaşlanıyor.

Ne yapmalısınız?

Sağlıklı, taze ve ışıltılı bir cilt istiyorsanız öncelikle maksimum düzeyde bir nemlendirme sağlamalısınız. Bu nedenle bol su içeren tüm meyve ve sebzeler cildinizin dostu olabilir. Bizim önerimiz marul ya da kıvırcık salata. Her ikisinin de içerdiği su miktarı cilde ihtiyacı olan nemi sağlayacaktır.

Size uygun maske:

Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Marulun yararları:

Marul bol su içerdiğinden vücuttaki toksinleri atıp temizliyor, zengin A vitamini sayesinde cilde pürüzsüzlük kazandırıyor. C vitamini ile de cildi güçlendirip olumsuz dış etkenlere karşı koruyor.

Yıpranmış cilde üzüm:

Probleminiz:Cilt bir takım olumsuz etkenlerden dolayı yıpranmaya ve erken yaşlanmaya başlıyor. Özellikle sonbahar aylarında ani değişen havalar cildi fazlasıyla etkiliyor. Bu dönemlerde cildi tazelemek ve kış mevsiminin zararlarından korumak için ölü hücrelerden arındırılması gerekiyor.

Ne yapmalısınız?

Bu durumda sadece nemlendirici kullanmak yeterli olmaz. Belli aralıklarla peeling yani ölü hücrelerin temizlenmesi işlemini de uygulamalısınız. Üzüm, bu konuda derdinizin çaresi olabilir. Üzüm, içerdiği maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizlerken, kan dolaşımını da düzenliyor.

Size uygun maske:

Üzümlerin kabuklarını soyun. Çukur bir kaseye alıp çatalla ezerek püre haline getirin. Fazla suyunu süzün ve posasını temizlenmiş cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip yıkayın.

Üzümün yararları:

Ölü hücreleri temizlemenin yanı sıra selülite de iyi geliyor. Cildin su tutmasını engelliyor. Zengin içeriği ile toksinleri atan üzüm, bağırsak ve böbrekleri çalıştırıyor, bol enerji veriyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor.

Yorgunluğa çare muz

Probleminiz:
Çalıştığınız ortamda yoğun hava kirliliği sözkonusu ise ya da sigara tiryakisi iseniz ve gece hayatınız varsa bu durumdan en çok etkilenecek yerlerden biri de cildinizdir. Cilt, dış etkenlere karşı savaşamayacak kadar güçsüz hale geliyor ve yorgun bir görünüme kavuşuyor.

Ne yapmalısınız?

Yorgun cilt soluk renklidir, kırışıklıklara davetiye çıkarır. Hiç değilse haftada bir kez zengin potasyum kaynağı olan muzla bir maske uygulayın. Muzun içeriğindeki yorgunluk giderici etkiler cildi dinlendirerek tazeliyor ve ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Size uygun maske:

1 muzu çatalla ezerek püre haline getirin. Temizlenmiş cildinize masaj yaparak sürüp 15 dakika bekleyin. Ilık suya batırılmış pamukla cildinizi temizleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Muzun yararları:

Muz yüksek tansiyon, yorgunluk ve kramplara karşı etkili olan potasyum açısından çok zengin bir meyve. Bol enerji verip, idrar söktürücü özellikler içeriyor. Ayrıca A ve C vitaminleri içeriyor. Bu nedenle yorgun cildin en yakın dostudur.

Kırışıklıklara kivi

Probleminiz:
İlerleyen yaş, düzensiz yaşam tarzı ve olumsuz dış etkenler cildin direncini kaybetmesine ve kırışıklıkların oluşmasına neden oluyor. Önlem alınmazsa ciltte hızlı yaşlanma başlıyor ve cilt soluk bir renge bürünüyor.
Ne yapmalısınız

Cilde kadifemsi bir yumuşaklık ve ışıltı kazandırmak, kırışıklıkları hafifletmek için ekstra bakım uygulamakta yarar var. En zengin C vitamini kaynağı olan kivi yaşlanmayı durdurabiliyor. Yaşınız 25′in üzerinde ise kivi maskesini haftada bir kez uygulayın.

Size uygun maske:

Birkaç kiviyi soyup çatalla ezerek püre haline getirin. Suyunu süzüp posasını temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza masaj yaparak sürün. 20 dakika bekleyip ılık suya batırılmış pamukla silin ve ılık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın.

kaynak: Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi


Siyah Noktalara Son

Ocak 12, 2010

Acaba yüzümdeki siyah noktaları doğal yöntemlerle yok edebilir miyim? Öncelikle yağlı cipsler ve asitli içeceklerden uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca gün içinde bol bol su içmelisiniz. Siyah noktaları bir uzmana temizletmeyi de deneyebilirsiniz. Evde yapacağınız karışımlarla kolaylıkla çözüme ulaşacaksınız. Evde şu karışımı hazırlayabilirsiniz;

1. YÖNTEM :
Bir yemek kaşığı yoğurda rendelenmiş bir limon kabuğu ve bir kaşık mısır unu ilave edin.

Bunu karıştırıp yüzünüze sürün ve 15 dakika bekletin. Ardından ovarak yüzünüzden çıkarın.

2. YÖNTEM :
Siyah Noktaları giderici KİLLİ MASKE

Siyah noktalar, cilt tipinizin yağlıya dönük karma olduğunu gösterir.

Haftada bir peeling yapmalısınız ve birer çorba kaşığı yulaf unu, kil, su ve kremi karıştırıp cildinize sürün 5 dk. bekletip ovalayarak çıkartın.

kaynak: Siyah Noktalara Çözüm


Güzellik Tüyoları

Ocak 11, 2010

Tepeden tırnağa güzel bir kadın olmak hiç de zor değil. Kendinize ayıracağınz birkaç extra dakika ve her kadının bilmesi gereken minik sırlar ile güzelliğinize güzellik katın. Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Saçlarınızın kolay yağlanmasına izin vermeyin
Şampuanlama sırasında eğer saçınzı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın. Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasundan başlayarak uçlarına doğru sürün.

Saçlarınızın daha hacimli olması için pudra kullanın
Cansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir.
Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok kullandığınızda saçınıza zarar verebilir.

Saçlarınızı kurutmadan önce
Saçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinasıyla kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.

Bebeklik saçlarınıza çözüm bulun
Alnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun.

Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyun
Sabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yapabilirsiniz.

Kepek sorununa son
Şampuanlama sırasında saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın ve
tarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz. Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz.

Saçlarınızı kolay şekillendirin
Biryantin gibi saç şekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. Böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hemde saçınız daha kolay şekil alır.

Kendinizi iyi hissetmek için banyo yapmayı düşünüyorsanız…
Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur.

Yüzmeden önce saç bakımı
Denize ya da havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. Böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.

Saçlarınızın parlaklığını korumak için
Özellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banoydan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz.

Gergin göğüslerin ameliyatsız hali
Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

Kirpiklerin görünüşü
Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.

Cildiniz parlıyorsa
Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

kaynak: Güzellik Sırları


Akne Tedavisi

Ocak 9, 2010

Vücudumuzun bazı bölgelerinde oluşan akneler bizi oldukça rahatsız ediyor. Peki bunlardan kurtulmanın yolları nelerdir? Tedavi yöntemi nasıldır? Sivilceler nasıl meydana gelir? Sivilce tedavi edilebilir bir hastalıktır. Dermatolog kontrolünde düzenli tedavi gerekldir. Akne sivilce tedavisinde sabır ve doktorunuzla diyaloğunuzun devam etmesi çok önemlidir.

Sivilce (akne) nedir?

Sivilce cildimizde bulunan yağ bezlerinin hastalığıdır. Yağ bezleri, avuç içi ayak tabanı ve ayak sırtı hariç tüm vücutta mevcuttur. Yağ bezleri, en çok oranda yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda bulunmaktadır. Bu bölgedeki yağ bezleri diğer vücut bölgelerine göre daha geniştir. Bu yüzden sivilce hastalığı en çok yüz ve sırt bölgesinde görülmektedir.

Sivilce ergenlik çağı hastalığı olarak bilinmesine rağmen, aslında tüm yaş gruplarını etkileyebilir. Yenidoğan bir bebekte bile sivilce görülebilir. Bazı kişilerde sivilce 40’lı yaşlarda, halen çıkmaya devam edebilir. Değişik yaş gruplarını tutabilen bir hastalık olan sivilce, daha çok genç erişkin hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Sivilceden etkilenen kişilerin %85’i 12-24 yaş arasındadır. Sivilce genç kızlarda adet döneminden bir yıl önce başlayabilir.

Sivilce nasıl oluşur:

Temel olarak sivilcenin oluşum mekanizması dörde ayrılır:

1. Anormal foliküler (yağ kanalı) keratinizasyon (hücresel artış)

2. Artmış sebum (yağ) üretimi

3. Propionibacterium acnes (P.acnes) adlı mikrobun yağ (sebum) içinde çoğalması ve artmış iltahapsal yanıt (inflamasyon)

1. Anormal foliküler (yağ kanalı) keratinizasyon (hücresel artış)

Anormal foliküler keratinizasyon yağ kanalının içini döşeyen hücrelerde artış ve bunların kanal içine dökülmelerinde ve yapişkanlıklarında artıştır. Bunun sonucu olarak yağ bezinin kanalı tıkanır . Bu tıkaç nedeniyle yağ kanalı içinde yağ ve hücre artıkları birikir . Mikrokomedon denilen ilk sivilce öncüsü lezyon oluşur.

2. Yağ bezlerinden yağ salınımı artmıştır.

Yağ bezleri avuç içi ayak tabanı ve ayak sırtı hariç tüm vücutta mevcuttur. Yağ bezlerinin en geniş ve en çok sayıda olanları yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda bulunur. Yağ salgılanması hayatın ilk 6 ayında yüksek orandadır . 6. aydan sonra bu oran düşer. Çocukluk çağı boyunca düşük kalır. Ergenlik dönemiyle birlikte yağ salgılanması çoğalmaya başlar. Tüm sivilce hastalarında ciltten yağ (sebum) salgılanması artmıştır. Sivilceli hastaların normal ciltli kişilere göre daha geniş yağ bezleri vardır ve daha fazla yağ salgılanır.

Yağ bezleri temel olarak hormonlarla kontrol edilir. Testesteron (erkeklik hormonu) deride dihidro testesterona dönüşür. Dihidrotesteron direk olarak yağ bezlerini büyüklüğünü ve çalışmasını arttırır.

Aslında sivilceli hastaların yapılan tetkiklerinde kan hormon seviyesi normal bulunmuştur. Ancak yağ hücrelerinde hormonlara karşı aşırı hassasiyet olduğu düşünülmektedir. Yani yağ hücreleri normal seviyedeki bir hormona, yüksek seviyedeki bir hormona verdiği gibi cevap vermektedir. Fazla yağ salgılanmaktadır. Ancak bazı sivilceli hastalarda hormonal dengesizlik de olabilir.

3. Propionibacterium acnes (P.acnes) adlı mikrobun yağ (sebum) içinde çoğalması ve artmış iltahapsal yanıt (inflamasyon)

P.acnes normalde ciltte bulunan bir mikroptur. P.acnes’in salgıladığı enzimler tıkanmış yağ kanalı içindeki yağları parçalar. Bu yağların parçalanması sonucunda serbest yağ asitleri ortaya çıkar. Serbest yağ asitleri yağ kanalı hücrelerinin yapısını bozar ve yağ kanalının tıkanmasına katkıda bulunur. Ayrıca iltihap oluşturan hücreleri çekerek artmış iltihapsal yanıta neden olur. Sivilcenin sert, kırmızı ve derin elemanları bu şekilde oluşur. Bazen iltihap şiddetli olur yağ kanalı parçalanır ve iltihap çevre dokuya yayılır. Bu durumda da sivilce iz bırakmaktadır.

Sivilce tedavisi için nasıl bir temizlik yapılmalıdır:

1. Sivilceye kirlilik yol açmadığı için aşırı yıkanmak ve keselemek faydalı değildir. Günde iki seferden fazla yıkanılmamalıdır. Daha fazla yıkanmak cildin doğal yapısını bozar, cildi kurutur, sivilceye eğilimli bölgeleri tahriş eder. Aşırı yıkanmak ciltten yağ salgılanmasını arttırarak yeni sivilce oluşumunu artırabilir.

2. Cilt temizliğinde aşırı ovalamak ve keselemek doğru değildir.

3. Tonik kullanılmak istenirse, alkol oranı yüksek olan ürünler kullanılmamalıdır. Alkol cildi kurutur. Bu da yağ kanallarından daha fazla yağ salgılanmasına yol açarak tahriş ve sivilceleri arttırır.

4. Yüze fazla ellenmemelidir. Cilt yüzeyinde normalde Propionibacterium acnes (sivilce oluşturan mikrop) zaten bulunur. Yağ kanalına girmediği müddetçe de zararsızdır. Yüze çok fazla ellemek, eli sürekli çenede tutmak bu bakterinin yağ kanallarına girişini kolaylaştırabilir.

5. Sivilceler elle veya herhangi bir aletle sıkılmamalı ve oynanmamalıdır. Bu tür hareketler yine deri yüzeyindeki Propionibacterium acnes’i derine iterek tahriş ve iltihabı arttırır. Ayrıca deride tahribat yaparak kalıcı izlere neden olabilir.

6. Egzersiz sonrası hemen duş alınmalıdır. Egzersiz esnasında terleme, ısı artışı ve giysilerin tahrişi ile bakterilerin yayılması için uygun ortam oluşur. Bu yüzden spor sonrası mümkün olduğunca hemen sonrasında duş alınmalıdır.

Sivilcede diyetin rolü :

Sivilce yiyecekler nedeniyle oluşmaz. Kısıtlayıcı diyetler derinizi düzeltmez. Uzun yıllar çikolata , yağlı gıdalar sivilce etkeni olarak suçlanmıştır. Ancak bilimsel olarak kanıt bulunamamıştır. Sivilce kendi kendine de iyileşmeler veya kötüleşmeler gösterdiğinden gıdalarda yanılgıya düşmemek gereklidir. Yinede böyle bir gözleminiz var ise bu gıdalardan kaçınmanız gerekir.

Sivilcede kozmetikler nasıl kullanılır?

Sivilceli kişiler göz makyajı, allık ve ruj rahatlıkla kullanabilirler. Yalnızca deri yüzeyine uygulanan fondöten ve pudranın uygun olması önemlidir. Eğer likit fondöten veya nemlendirici kullanıyorsanız yağsız ve su bazlı olaması gereklidir. Seçtiğiniz ürünün üzerinde non-comedogenic ve oil-free ibaresi olması uygundur. Bu tür ürünler geceleri mutlaka temizlenmelidir. Benzoil peroksid, salisilik asit, sulfur içeren kapatıcı deri losyonları sivilce lekelerini güvenle gizler. Pudralı yağsız ürünler kapatıcı olarak kullanılabilir. Saç spreyleri ve jelllerin yüze gelmemesine özen gösterilmelidir.

Sivilcenin iç hastalıklarıyla ilgisi var mıdır?

Çoğu kez sivilcenin karaciğer hastalığına bağlı olduğu düşünülür. Günümüzde sivilcenin iç hastalığına bağlı olmadığını biliyoruz. Sadece hormon bozuklukları ve kullanılan birtakım ilaçlar sivilceye neden olabilir. Kadınlarda böbrek üstü bezlerinin veya yumurtalıkların aşırı miktarda erkeklik hormonu (androjenler) üretmesi halinde sivilcelenme olabilir. Uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen, saç dökülmesi ve tüylenmenin olduğu durumlarda dermatologunuz bu açıdan test isteyecektir.

Hangi ilaçlar sivilceyi artırabilir?

Tedavi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar (kortizon, B12 vitamini, hormon ilaçları vb) sivilceye neden olabilir veya çoğaltabilir.

Stres sivilceye neden olabilir mi?

Stres sivilcenin ana nedenlerinden değildir. Ancak stresli dönemlerde bazı hormonların açığa çıkması nedeni ile sivilcelerin ortaya çıkmasına veya artışa sebep olabilir.

Güneşlenmenin ve solaryumun sivilce üzerine etkisi nedir?

Güneşin ültraviyole ışınlarının kurutucu ve bakterileri azaltıcı rolü bilinmektedir. Bu nedenle güneşlenme genellikle sivilceleri azaltır. Ancak bu yanıltıcı bir durum da olabilir. Aşırı güneşlenme sonrasında deri kendini zararlı ültraviyole ışınlarından korumak için kalınlaşır. Önce azalan sivilceler, derinin kalınlaşıp gözeneklerin tıkanması sonucu daha şiddetlenebilir. Solaryumda ültraviyole ışığı olup aynı etki mekanizmasına sahiptir. Günümüzde ültraviyolenin yaşlandırıcı ve deri kanseri yapıcı etkileri nedeniyle aşırı güneşlenmeyi tavsiye etmiyoruz. Yaz aylarında güneşten koruyucu kullanırken bu ürünün su bazlı ve yağ içermemesine özellikle dikkat edilmelidir. Sivilce çoğalmasına neden olabilir. Bazı akne hastalarında da tam tersi, yaz aylarında sivilce artışı olabilir. Bu durum terleme ile birlikte yağ salgının artmasının artışından kaynaklanmaktadır.

Cinsel yaşamın sivilce üzerine etkisi var mıdır?

Yapılan bilimsel çalışmalarda cinsel yaşamla sivilce arasında bağlantı kurulamamıştır. Sivilcelerin ergenlik çağında görülüp 20li yaşlarda sona ermesi ve bu dönemin de cinsel yaşamın başlamasına denk gelmesi böyle bir kanı yerleşmesine neden olmuştur.

Sivilce derecelendirmesi

Sivilce hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Tedaviler Sivilcenin derecesine ve tipine göre yapılır.

Sivilce tedavisi genel bilgiler:

Sivilce etkili bir şekilde tedavi edilebilir ancak tedavi yavaş ilerler. Sivilce tedavisinde iyileşmeler 2. ayda başlar ve 4-8 ay arasında tamamen bir düzelme sağlanır. Özellikle ilk 1. ayda sivilcenin artması gibi durumlar söz konusu olabilir. Düzelmeler zaman alır. Eğer sivilceler 6-8 haftada iyileşmeye başlamadıysa tedavinin değiştirilmesi gerekir.

Sivilce tedavileri sivilcenin tipine göre belirlenir. Sivilce tedavisinde dışardan porların tıkanmasını engelleyen ve bakterileri azaltan A vitaminli veya benzoyil peroxidli krem, jel veya losyonlar önerebilir. Bu ürünler bazen kuruluk ve soyulma yaratabilir. Deriye sürülerek kullanılan antibiyotikler de vardır. Bunların kullanımı daha hafif sivilcelerdedir. Eğer geniş kırmızı ve derin sivilceleriniz varsa bunlara direk olarak içine kortizon enjekte edilerek hemen iyileşmesi sağlanabilir.

Ağız yoluyla antibiyotikler özellikle tetrasiklin, doksisiklin veya eritromisin orta ve şiddetli sivilcede kullanılırlar. Antibiyotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltırlar. Bu da kızarıklıklar ve iltihaplanmaları azaltır.

Doğum kontrol hapları kadınlarda sivilceyi önemli derecede iyileştirdikleri gözlemlenebilir bu amaçla tedavi maksadıyla da kullanılırlar.

Dermatologunuz siyah noktacık beyaz yağ butonlarını ve iltihaplı kesecikleri özel aletlerle temizleyebilir. Ancak kendiniz bunlarla oynamamalısınız. Sivilceyi derinleştirerek daha fazla büyümesine ve iz bırakmasına neden olabilirsiniz

Kimyasal peeling (kimyasal soyma)

Son yıllarda peeling yani cilt soyma yöntemleri sivilce tedavisinde rol oynamaya başlamıştır. Peeling yönteminde uygulanan maddelere başlıca alfa- hydroxy asitler (glikolik asit, laktik asit, pyrüvik asit), beta- hydroxy asit (salisilik asit), Jessner’s solüsyonu( %95 ethanol (alkol) içinde resorcinol, salisilik asit ve laktik asit ) örnek verilebilir .

Alfa- hydroxy asitlerin % 5-20 aralarında ve beta- hydroxy asitin (salisilik asit) %2’lik krem, losyon ve jel şeklinde evde uygulamaya yönelik ürünleri mevcuttur. Sivilce tedavisine yardımcı olarak veya peeling tedavisi sonrası bakım amacıyla kullanılır. Ayrıca yağlı ciltlerde yağ kontrolü ve yağlanmanın getirdiği hafif sivilceleri geçirmek içinde önerilmektedir. Bu ürünler cildi soyarak yeniler , gözeneklerin temiz kalmasını sağlar ve böylece sivilceye engel olur. Beta hydroxy asit (salisilik asit) ayrıca iltihap dindirici özelliğe sahiptir.

Alfa- hydroxy asitlerin % 35-90 ve beta hydroxy asitin (salisilik asit) %20-30 yüksek konsantrasyondaki

formülleri ofis uygulamaları şeklinde tedavide kullanılır. Doktor kontrolündeki bu uygulamada asit solüsyonu deriye sürülür birkaç dakika beklenir ve daha sonra yıkanarak ciltten uzaklaştırılır. Bu uygulamalar 1-4 hafta aralıklarla yapılır. Hem sivilce tedavisi olarak hem de tedavi sonrası izlerin giderilmesi amacıyla uygulanmaktadır. Oldukça faydalı bir tedavi yöntemidir.

kaynak: Akne Tedavisi


Çatlakları Tedavi Etme Yöntemi

Ocak 7, 2010

Cilt çatlağı sık görülen bir rahatsızlıktır ve pek çok kişiyi estetik açıdan rahatsız etmektedir. Deride çizgisel incelme ve yara izi şeklinde belirti vermektedir. Cilt çatlakları, vücudun değişik bölgelerinde kilo artışı nedeniyle, derinin alt dokularında yoğun ve sürekli gerilme sonucu ortaya çıkmaktadırlar. Derinin gerilmesi derideki bazı hücrelerden kimyasal maddelerin ortaya çıkmasını tetiklemektedir. İşte Dermatologların tedavi yöntemi…

Hamile bayanlarda karın ve göğüslerde, vücut geliştirme çalışanların omuzlarında, ergenlik çağında ani gelişen vücut bölgelerinde ve aşırı kilo alanlarda oluşabilmektedir. Ayrıca uzun süreli ağız yoluyla veya sürerek kortizon kullanımı ve vücutta fazla kortizon üretilmesine neden olan Cushing hastalığında deri çatlakları gelişmektedir. Genetik faktörlerde önemli rol oynamaktadır. Ancak deri çatlaklarının oluşum mekanizması halen tam olarak anlaşılamamıştır.

Cilt çatlağı kadınlarda daha çok ortaya çıkmaktadır. Hamile bayanların %90’nında, ergenlik çağında genç kızların %70’inde, ergenlik çağında özellikle spor yapan genç erkeklerin %40’nda deri çatlağı görülebilmektedir. Cilt çatlaması daha çok ergenlik çağındakileri, hamile bayanları ve böbreküstü bezleri fazla çalışanları etkilemektedir.

Erken cilt çatlağı pembe renkli ve kaşıntılı, çizgi şeklinde deride kabarıklık şeklinde ortaya çıkar. Zamanla cilt çatlağı beyazlaşır ve deriden çökük hale gelir. Değişik uzunlukta ve 1- 10 mm genişlikte olabilir. Bazı çatlaklar zamanla hafifler ve kaybolabilir.

Hamilelerde karın ve göğüsler etkilenir. Ergenlik çağında, erkeklerde uyluk bölgesi ve kuyruk sokumu, kızlarda kalça ve göğüsler etkilenir. Ancak vücudun değişik bölgelerinde diz arkası, üst kol gibi görülebilir. Uzun süreli kortizon kullanımında, cilt çatlağı daha derin, geniş ve yaygın şekilde ortaya çıkabilmektedir.

İlaçla cilt çatlak tedavisi: Çatlak tedavisinde etkili olduğu bilinen ve deriye uygulanan maddeler

* Tretinoin
* C vitamini
* Glikolik asit

Lazer ile çatlak tedavisi: Cilt çatlağında uygulanan ve etkili olduğu belirtilen lazer ve ışık sistemleri uygulanırken, esmer tenli kişilerde deride lekeler kalabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Cildi soymadan yenileyen lazerler ile çatlak tedavisi

Fraksiyonel lazerler

1450-nm diode lazer

1540 nm Erbium: Glass lazer

1320 mn Nd: YAG lazer

Pulsed –dye lazer (585-595 nm)

Q-switched 1064 nm Nd:YAG lazer

Long pulsed 1064 nm Nd:YAG lazer

LED

Cildi soymadan yenileyen lazer olmayan sistemler çatlak tedavisi

Plasma

Radyofrekans

kaynak: Çatlak Tedavisi


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.