Kilo Aldırmayan Besinler

Şubat 8, 2010

Bu yiyecekler kilo aldırmıyor! Yumurta: Protein deposu yumurtalar sizi uzun süre tok tutar. Hatrı sayılır ilgili fakültelerce yapılan bilimsel araştırmada aynı anda 30 obez ve şişman kadın üzerinde yapılan deneyde düşük kalorili meyve salatası ve 2 dilim tost ile birlikte sütlü omlet tüketen kadınlar, simitle kahvaltı yapan kadınlara oranla gelecek otuz altı saat içinde daha az yemek yedi.

2. Fasulye: Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir. Bu hazmettirici hormon tabi bir iştah kesicidir. Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de aşağı çeker.

salata1wp03. Salata: Penn Devlet Üniversitesi’nde kırk iki kadın üzerinde yürütülen deneye göre düşük kalorili salata tüketenler, istedikleri kadar hamur işi yemeleri serbest bırakılsa dahi çok az yiyebiliyorlar. Bilim adamlarına göre buradaki gizem sizi şişene dek yemekten alı koyan salatanın saflık oranı.

4. Yeşil Çay: Kilo verdirici şey kafein değil. Kateçin ismi verilen antioksidanlar yağ yakımını ve metabolizmayı artırıyor.

5. Armut: Orta büyüklükteki 1 armut sizi tok tutmaya yeter de artar bile. Elma tok tutma konusunda 2. sırada yer alıyor. Her 2 meyvede de kan şekeri oranını düşüren ve öğün arası aparatif şeyler yemenizi önleyen pektin lifi mevcut.

6. Çorba: Bir tabak tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucu özelliktedir. Oxford Üniversitesi’ndeki bilim adamları en basit çorbanın dahi beyindeki açlık duygusunu tatmin ettiğini ve tokluk hissi uyandırdığını belirtiyor.

7. Yağsız et: Temel animoasitlerden biri olan ve içinde süt ürünleri, balık ve et kadar protein içren Lösin, daha az yemeniza ve tok kalmanıza yardımcı olur.

8. Zeytin yağı: Ham zeytinyağı ile fazla kilolarınızı verebilirsiniz. Zeytinyağı Kalori yakmanızı da kolaylaştırır.

9. Greyfurt: 2006 yılında Almanya’da yürütülen bir incelemede her öğünden önce 1/2 greyfurt tüketmek veya günde 3 kez greyfurt suyu içmek kişilerde üç ayda 3 kilodan fazla kaybettirdi.

10. Tarçın: Öğleden sonra ani şeker düşüşü yaşamamak amacıyla kahvaltıda yulaf ezmesininden sonra tarçın serpmeniz veya tam tahıllı tostta kullanmanız aynı zamanda insülin artışının da önüne geçecektir.

kaynak: Kilo Aldırmayan Yiyecekler


Baş Ağrısını Tetikleyen Yiyecekler

Şubat 4, 2010

Baş ağrısını tetikleyen yiyecekler, Dünyada ilk kez Türklerin yaptığı bir çalışma ile, migreni tetikleyen gıdalar, kişiye özel bir antikor testi ile belirleniyor. Türk Nöroloji Derneği, alanında bir ilke imza attı; migreni tetikleyen gıdaları kişiye özel bir antikor testiyle belirlemeyi başardı. Listede baharatlar, kuruyemiş, deniz ürünleri, bazı sebze ve meyveler başı çekiyor. Türkiye’de genel popülasyonda yüzde 16.4 oranında görülen migrenin, kadınlarda görülme sıklığı yüzde 24.6’lara kadar çıkıyor.

Migreni tetikleyen faktörler ise, kişiden kişiye değişiyor. Başlıca tetikleyiciler arasında stres, rüzgar, açlık, uykusuzluk, parlak ışık, sigara dumanı, kokular, fazla uyku kadar bazı besinler de başı çekiyor. Ancak ‘kırmızı şarap’ dışındaki tetikleyici gıdalar, hastalar tarafından net ayırt edilemiyor.

Migren tetikleyecileri arasında gıdaların rolünü yüzde 11.4 olarak belirleyen Türkiye Migren Prevelans Çalışması’nın ardından yapılan yeni bir çalışma, migren ataklarında tetikleyici gıdaların etkisini ortaya koydu. Araştırmada, migren teşhisi için geliştirilen bir antikor testiyle, 266 gıdaya karşı hastaların antikor düzeyleri ölçüldü. Bu çalışma için iki ayrı diyet reçetesi oluşturuldu.

Hastaların etkilendiği gıdalar ölçü alınarak, kişiye özel gıdalar içeren ‘provokasyon diyeti’ ve bunlardan arınmış ‘eliminasyon diyeti’ adında beslenme reçeteleri hazırlandı. Altı hafta boyunca bu reçeteler hastalara uygulandı. Sonuçlara bakıldığında, ‘eliminasyon diyeti’ sırasında atak sıklığı, baş ağrılı gün sayısı, baş ağrısı için kullanılan ilaç sayısında anlamlı bir düşüş belirlendi. Araştırmaya göre, hastaların yarısında ağrılı gün sayısının azaldığı, migren atak sayısının ise yüzde 30 düştüğü görüldü.

Dünyada ilk çalışma

Türk Nöroloji Derneği Baş Ağrısı Çalışma Grubu üyesi ve Türkiye Nörolojik Bilimler Vakfı İkinci Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ertaş, önümüzdeki günlerde yayınlayacakları çalışma hakkında şunları söyledi: “Migrenli hastanın kanından 266 gıdaya karşı duyarlılığını araştırdık. Yüksek ve düşük pozitifliği bulunan gıdaları farklı zamanlarda verip, karşılaştırdık. Hastaların yarısına duyarlı olduğu gıdaları verdik. Diğer yarısında ise o gıdaları azalttık. Altı hafta sonra hastaları iki haftalık dinlenme sürecine aldık ve gruplar yer değiştirdi. Çalışma sırasında, ne hasta ne de onu izleyen hekim, hastanın duyarlı olduğu besinleri bilmiyordu. Sonunda riskli gıdaları verdiğimizde her iki grupta da migren atakları arttı, kısıtladığımızda ise çok azaldı. Bu çalışma bize bu tip bir testle saptadığımız gıdaları kısıtlarsak atakların azalacağını kanıtladı.”

MİGRENİ TETİKLEYEN YİYECEKLER (PUANLAMA 30 ÜZERİNDEN)

Baharatlar : 27
Çekİrdek, fındık, ceviz : 24
Deniz ürünlerİ : 24
Nişasta : 22
Gıda katkıları : 21
Sebzeler : 21
Peynir : 20
Meyveler : 20
Şeker ürünleri : 20
Yumurta : 14
Süt ürünleri : 14
Salatalar : 10
Mantar : 9
Maya : 5
Et : 5

Migrenle ilgili 6 çarpıcı gerçek

- Migrenlilerde ‘taşıt tutma’ sorunu yüksek görülüyor. Taşıt tutmasına migrenlilerde iki kat daha fazla rastlanıyor.

- Migreni olmayanlarla kıyaslandığında migrenlilerde allerji riski 1.5 kat, astım riski ise iki kat fazla.

- Migrenlilerde vertigo (baş dönmesi) riski üç kat daha fazla görülüyor.

- Depresyon riski de 2.5 kat daha çok.

- Felç riski ise 15 kat yüksek.

- Migrenli kişilerin koku duyguları oldukça hassas. Yüzde 80’inde çok güçlü bir koku hissi sözkonusu. Bu kişiler en çok parfümden, boya kokularından ve çamaşır suyu kokusundan rahatsız oluyorlar.

Migrenlilerde felç riski neden yüksek?

‘Aura’ denilen nörolojik belirtiler gösteren migrenlerde, menopoz döneminde kullanılan östrojen ya da doğum kontrol hapı hastanın felç geçirmesine yol açabiliyor. Bu hastaların trombositleri yani pıhtılaşma hücreleri migreni olmayan kişilere göre daha farklı bir özellik gösteriyor. Bu da diğer kişilere göre daha kolay pıhtı oluşturup, damar tıkanıklığına yol açıyor. Bu hastalar sigara içerlerse veya doğum kontrol hapı kullanırlarsa felç riski topluma göre çok artıyor. Bu nedenle tanı konulduktan sonra baş ağrısıyla ilgisiz gibi görünen öğütler veriliyor; “Doğum kontrol hapı kullanmayın, sigara içmeyin yoksa felç geçirebilirsiniz.”

kaynak: Baş Ağrısına Neden Olan Yiyecekler


Bağışıklığı Güçlendiren Süper Meyveler

Ocak 30, 2010

Zaman zaman, özellikle de şimdi olduğu gibi soğuk kış günlerinde bağışıklık sistemimiz vücudumuzu korumak için desteğe ihtiyaç duyabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yollarından biri de içeriğinde bolca vitamin bulunduran meyvelerden tüketmektir. Kendinizi zinde hissettirecek, bağışıklığınızı güçlendirecek bu 10 süper meyveden temin edebildiklerinizi tüketin, emin olun hepsi hem lezzetli, hem de sağlıklı. Bağışıklığı güçlendiren süper meyveler nelermiş hep birlikte görelim…

NAR

Antioksidan deposu olan nar, beyin için faydalıdır. Gerçekte, bazı araştırmalar bir narın içinde yaklaşık 600 tanesi olan meyvenin yeşil çaydan 3 kat daha fazla antioksidan içerdiğini gösteriyor. Bakınız “Şifa taneleri”

ACAİ ÇİLEĞİ

Güney Amerika yağmur ormanlarında yetişen çilekte, omega yağ asitleri, protein ve lifin yanında yaban mersininden 2 kat daha fazla antioksidan bulunuyor. Oldukça güçlü olan meyve hakkında yapılan bazı araştırmalar, laboratuar çalışmalarında kanser hücrelerini öldürdüğünü gösterdi.

AVAKADO

Yumurta şeklindeki meyve, kanser, kalp ve şeker hastalığı riskini azaltan sağlıklı tekli doymamış yağ içeriyor.

YABAN MERSİNİ

Kuzey Amerika’ya özgü yaban mersini bu ülkede temel bir besindir. Küçük yaban mersinleri antioksidanlarla dolu ve aynı zamanda yaşlanmayı önlüyor; beyin ve görme fonksiyonunu geliştiriyor.

KIZILCIK

Sadece idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşmada etkili olmayan kızılcık, aynı zamanda hücreleri serbest radikaller diye bilinen bileşiklere karşı koruyan antioksidanlarla dolu.

KURT ÜZÜMÜ (Goji Berry)

Çin, Moğolistan ve Tibet’te Himalayalar’da bulunan, ülkemizde kurt üzümü olarak bilinen meyve, 6 bin yıldır, herbalistler tarafından karaciğeri korumak,görüş bozukluğuna yardımcı olmak,bacakları güçlendirmek, bağışıklık sistemini desteklemek ve anti-aging olarak kullanılıyor. Bu üzümlerde, gözün retinasını koruyan karoten içeren maddeler bulunuyor.

KİVİ

Günlük C vitaminine mi ihtiyacınız var? Bunun için biraz kivi yemeniz yeterli. Çünkü kivi, portakaldan daha fazla C vitamini ile en az muz kadar potasyum içeriyor.

MANGOSTEEN

Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyve, Mayo Clinic’in sitesinde rapor ettiği gibi önemli derecede antiinflamatuar etkiye sahip. Tropikal olan bu meyve, aynı zamanda zengin bir antioksidan kaynağı ve laboratuarda anti-inflamatuar etkiye sahip kimyasallar içeriyor.

NONİ MEYVESİ

Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyvede bol miktarda antioksidan bulunuyor. Yüksek kan basıncını düşürmeye ve mafsal ağrısını hafifletmeye yardımcı oluyor.

YALANCI İĞDE (Seabuckthorn)

Yumuşak ve sulu olan meyve Avrupa ve Asya’da yetişiyor. C vitamini bakımından zengin olan yalancı iğde bağışlık sistemini destekliyor.

kaynak: Bağışıklığı Güçlendiren Meyveler


Kolesterolü Düşürmenin yolları

Ocak 27, 2010

Kolesterol çağımızda en çok görülen rahatsızlıklardan birisi, kolesterol yüksek çıktığında düşürmek biraz zor oluyor ve sürekli ilaçlara bağımlı kalıyorsunuz. Şimdi sizlere kolesterolün tedavisinde doğal yollardan bahsedeceğiz. Doktorunuz size kolesterol sorununuz var dediği anda ilaç tedavisine başlamak aşırı tehlikeli, dikkat edin ! Yazıda okuyacağınız diyet programı kolestrolünüzü kontrol altına almanızı sağlayacak profesyonellikte!

Genellikle insanlar kolestrolün kalp ve damar hastalarında çıkan bi’ sorun olduğunu düşünsede, kilo problemi olanlar, alkol ve sigara kullananlar, şeker ve tansiyon hastası olanlarda kolesterol şikâyetiyle karşılaşabilir.

Kimler kolesterol ilacı kullanmalı?

Kalp krizi geçirmiş insanlar, geçici beyin atağı, felç, kalp damarlarında kolesterol sebebiyle daralma olan kişiler, stend takılı veya daha önce stend takılmış hastalar, bypass ameliyatı geçirenler, yakın ailesinde kalp krizi geçiren ve diyabetli kişilerin çok olduğu bir ailenin ferdi olanlar ciddi risk grubuna girdiği için kolesterol ilacı kullanabilir.

Kolesterol insana neler yapar?

• Gözaltında oluşan siyah halkalar
• Ağızda acı tat
• Bas ağrısı ve basta ağırlık hissi
• Görmede bulanıklık
• Baş dönmesi
• Hazımsızlık ve iştahsızlık
• Yorgunluk ve stres
• Uykusuzluk
• Sol kolda ve kalp üzerinde hissedilen ağrılar

Kolesterolü Dengeleyen Beslenme

Beslenme şeklinin değiştirilmesi ve uygun bir beslenme planıyla kolesterol sorunundan kurtulabilirsiniz. Doymuş yağlar ve trans yağlardan uzak durulmalı. Düşük yağ oranlarıyla beslenmek kolesterolü dengeler. Zeytinyağı, omega–3 bulunan balık, ceviz ve sebzeler, elma, yulaf gibi tahıllar, süt ve süt ürünleri, sarımsak… Gibi besinler kolesterolü normal değerlere çekiyor.

Kolesterol ilaçları sanıldığı gibi büyük yan etkilere sahip olan ilaçlar değildir. Fakat riskli durumlar hariç, kolesterol ilaçsızda tedavi edilebilir.

kaynak: Kolesterol Nasıl Düşürülür


Çörek Otu Her Derde Deva

Ocak 5, 2010

Çörek otu Alerjiyi önler, hazmı kolaylaştırır hatta saç dökülmesine bile iyi gelir. Sadece bu kadar mı? Hayır, çörek otunun bin bir faydası var. İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır. İşte çörek otunun faydaları…

Çörek otunun faydaları:
•Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü etkiye sahiptir.
•İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.
•Kan şekerini düşürür.
•Damar hastalıklarını önler.
•Hazmı kolaylaştırır.
•Vücuttaki zehirleri süzerek atar.
•İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.
•Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.
•Alerjiyi önler.
•Savunma sistemini dengeler.
•Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

Çörek otunun diğer faydaları
•Çörek otundaki nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlar, solunum borusunu genişletip kramp gidericidir. Ayrıca ifrazı geliştirip öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, ağrı dindirici ve idrar söktürücüdür. Devamlı kullanımda kan şekerini düşürür.

•Çörek otundaki B1, B2 ve B6 vitaminleri, birçok enzimlerin üretiminde önem taşır. Zira bunlar, savunma ablukalarını yok eder ve boyun altı bezini; dolayısı ile savunma sistemini güçlendirir. Folasidi vitamini ise, kalp ve tansiyon hastalıklarının riskini azaltır. Bunun yanı sıra hücre yenilenmesinde de gereklidir.

• Beta karoten, A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini güçlendirir. Selen, vücudun zehirli maddeleri atmasında yardımcı olur.

Özel hallerde faydaları:
•Çörek otu, müzmin hastalıklarda şaşırtıcı iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.

•Çörek otu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.

•Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

Bazı hastalıklarda çörek otu
•Hazım zorluğu ve mide şişkinliklerinde çörek otu eskiden beri bilinmektedir.

•Hemoroite iyi gelir, çünkü damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır.

•Romatizma, şeker hastalığı ve kolesterolün yükselmesi gibi metabolizma hastalıklarına faydalıdır.

•İktidarsızlık ve kısırlıkta yine yarar verici tesire sahiptir. Çünkü çörek otu, cinsî hormonları tanzim etmekte, bedenî ve ruhî olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.

•Çörek otu yağı kadınlardaki adet sancıları ve diş ağrılarına karşı yine başarıyla kullanılmaktadır.

Sağlıklı olmak için çörek otu kürü
Doğal içeriği ile bağışıklık sistemine, metabolizma ve hormonlara iyi gelen çörek otu, vücudu toksin adı verilen zehirli maddelerden temizler, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cildi parlaklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm sağlar.

Çörek otu bağışıklık (immün) sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı tavsiye edilmektedir. Yine tansiyon ve ateş düşürücü ve tabii antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara şifa olmaktadır. Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere alerjik hastalıklara, saç dökülmesine ve kepeğe karşı da tesirlidir.

Çörek otu nasıl kullanılır?
Kurutulan tohumları baharat olarak, suda kaynatılarak veya yağı çıkarılarak kullanılır. Güzel kokulu olduğundan baharat olarak kullanımı yaygındır. Çörek otunun tohumlarından elde edilen çörek otu yağı saç dökülmesi ve kepeğe karşı etkilidir. Sirke ile kaynatılıp gargara yapılırsa diş ağrılarını hafifletir. Suyu ile sivilcelere pansuman yapılırsa faydası görülür.

kaynak: Çörek Otunun Faydaları


Sağlıklı Zayıflamanın Yolu

Ocak 2, 2010

Kendinize yaptığınız haksızlıklara ve hatalara son verme zamanı geldi de geçiyor bile… Vücudunuzu kendinizle barıştırın! Göreceksiniz ki size hemen cevap verecek. Ayaklarınız ve nefesiniz merdiven çıkarken sizi üzmeyecek, göbeğiniz ayakkabı bağlarken görmenizi engellemeyecek. Peki nasıl mı?…

Vücudunuz şekillenecek, sırtınız acı vermeyecek, beliniz incelecek, düğmeleriniz bile sizinle barışıp, daha kolay iliklenecek. Bu arada size darılanlar olabili tabii ki… Yağlar, kolesterol, şeker, alkol ve sigara gibi… Başlamak için daha fazla beklemeyin. Vücudunuza bugün bir hediye alın; bir çift spor ayakkabı, eşofman ve T-shirt mesela! Vücudunuzu en iyi arkadaşınız olan su ile de tanıştırmayı da unutmayın. Sonra da onunla yemeğe çıkın. Güzel bir ızgara balık, yeşil salata ve biraz sebze….

MEVSİMSEL KİLO FARKI

Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.

Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele etmekte ve sağlıksız diyetlere başvururlar.

Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor

Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.

Peki kişiler nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?

İşte size bunun için bazı püf noktaları:

Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyiniz. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.

Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayınız.

Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih ediniz.

Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih ediniz. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösteriniz.

Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su içiniz. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer veriniz.

Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışınız.

Günlük yağ alımınızı azaltınız.

Düzenli egzersiz yapınız. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.

Şekerden uzak durunuz. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.

Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih ediniz. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz.

kaynak: Sağlıklı Zayıflama


Dengeli Beslenmenin Yolları

Aralık 30, 2009

Hayatınızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalı. Kilo vermeyi ertelemeyin. Eğer hızla kilo veremediyseniz, hayal kırıklığına uğramayın. Keza çok çabuk kilo kaybederseniz, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz imkansız. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, “Ben gerçekten aç mıyım” eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu tekrar sorun.

Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz.Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.

Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.

Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..

Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğinizi unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda eski fotoğraflarınıza göz atın. Ve her verdiğiniz kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Geçmişi değiştiremeyebiliriz ama gelecek için şansımızı deneyebiliriz.

Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder.

Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, sizin kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.

Artık biliyorum ki, doğru seçimler yaparsam, zayıflayabilirim. Her an şu soruyu soruyorum: “Buna ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?

Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin.

Sosyal zorunluluk olarak, bir partiye gidiyorsunuz, ne yiyeceğinizi de planlayın

Eğer bir açık büfe ile yüz yüze iseniz, hemen salata bölümüne gidin ve tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz.

Her zaman ölçülü olun. Porsiyonlarınız küçük olsun.

Bol sebze, Az yağ, Bardak bardak su… .

Yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve bu sırada düşünün, “Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum.” Kendi kendinizle yapacağınız tartışmalar işe yarayacak.

Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Yavaş olun. Ağzınıza götürdüğünüz her lokmaya dikkat edin.

Her yemekten sonra dişleriniz fırçalayın. Ağzınızdaki temizlik duygusu sizin bir kaç saat acıkmanızı engelliyor.

kaynak: Dengeli Beslenme


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.